Dilhan Dumanoğlu
Dilhan Dumanoğlu

Kaybolan yıllar 

29 Eylül 2018
3 dk Okuma
3 yıl önce
Kaybolan yıllar 

İnsan farkına varmadan geçip geçiyor günler. Gündüzler gecelerden daha hızlı geçiyor. Gece daha bir kendiyle kalıyor insan. Hep yarını düşünerek geçirdiğimiz günlerimiz kayboluyor. Yarını düşünmekten bugünü yaşayamıyoruz. Hep yarının rüyası ile bugünün gerçeğini kaçırıyoruz. Bu da anı yaşama güzelliğini alıp götürüyor. Bizi biz yapan duyguların hapsolması demek oluyor yarını düşünmek. Bu günler birike birike yıllar oluyor. Bir bakmışsınız ömür bitmiş. Biz naptık diyorsunuz o zaman? Biliyorum bu yaşam kavgasında, koşuşturmacada, sistemin herkesi boğmaya, kendine köle etmeye çalıştığı bu devirde, anı yaşamak hiç de kolay değil. Durup da bir konu üzerine derin derine konuşmak dahi mümkün değil. İnsanoğlu artık hep bir şeyleri kaçırıyormuşçasına sabırsız ve doyumsuz. Yarını bekliyoruz, akşamı bekliyoruz, hep bizi esir alan saatlerin geçmesini istiyoruz. Halbuki anı fark ettiren bir unsur olarak bakmıyoruz saate, takvime. Hayata bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor. Bakın çok ortalama yaşam 60-70 yıl. İyi düşünmemiz gerekiyor. Bu dünyadan çekip gideceğiz kısa bir süre sonra. Bu hayatı daha da güzelleştirebilme imkanımız varken kendimizi neden hep daha kötüye, daha çetrefilli işlere sarıyoruz? Neden farkına varmıyoruz yaşamın güzelliğinin? Hayatın yaşanılabilir olduğunun? Zaman öyle bir şey ki aktığı zaman geri gelmiyor, bir yere de toplanmıyor. Zaman ölümün kronometresi işte. 
 

Yorum Yazın