Mevlüt KARABAYIR

İşverenin İbra Edilmesi

26 Ağustos 2013
3 dk Okuma
9 yıl önce
İşverenin İbra Edilmesi

Çalışan ile işveren arasında yapılmış bulunan iş akitlerinin sona ermesi ile birlikte, tarafların borç ve alacaklar yönünden birbirlerini ibra etmeleri gerekiyor. İşe girerken ya da iş ilişkisi devam ederken işçinin imzaladığı ibranamelerin hukuki bir değeri yoktur. Ancak işçi ibranameyi bu dönemde imzaladığını ispatla yükümlüdür. İbra sözleşmesi yapılırken taraflardan birinin esaslı hataya düşmesi, diğer tarafın veya üçüncü şahsın hile ya da korkutmasıyla karşılaşması halinde, ibra iradesinden söz edilemez.
İbra sözleşmesi, Yargıtay’ın çeşitli kararlarında; ibraname adıyla İş Hukukunda yaygın bir uygulama alanı bulmaktadır. İşçi emeği karşılığında aldığı ücret ve diğer parasal hakları ile kendisini ve ailesinin geçimini temin etmektedir. Bu açıdan bakıldığında bir işçinin nedensiz yere işvereni ibra etmesi hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir. Borcun sona erme şekillerinden biri olan ibra sözleşmelerine İş Hukuku açısından sınırlı biçimde değer verilmelidir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, ibraname düzenlemelerinin mağduriyete yol açmaması için yeni hükümler getirdi. Buna göre işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin noksansız ve banka aracılığıyla yapılması gerekiyor.(6098/420.Md). Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüz olarak kabul ediliyor.
Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesinde, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren bir ay içinde yapılan ibra sözleşmelerine geçerlilik tanınmayacağı bildirilmiştir.
İbra sözleşmelerinde, işçilik alacaklarının tek tek adları ve ne miktarda oldukları belirtilmelidir. Tüm haklarımı aldım, başka bir alacağım kalmadı, gibi soyut ifadelere asla yer verilmemelidir.
Türk Borçlar Kanunu’nun değinilen maddesinde, işverence yapılacak olan ödemelerin banka yoluyla yapılması zorunluluğunun getirilmesi, ibranamenin geçerliliği noktasında sonuca etkilidir. Ancak banka dışı yollarla yapılan ödemelerde de borç ibra yerine tamamen veya kısmen ifa yoluyla sona ermiş olur.
Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur.
Miktar içeren ibra sözleşmelerinde ise, alacağın tamamen ödenmiş olması durumunda borç; ifa yoluyla sona ermiş olur. Buna karşın kısmi ödeme hallerinde ise, kökleşmiş içtihatlara göre ibraya değer verilmemekte ve yapılan ödemenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilmektedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlükte olmadığı dönemde imzalanan ibranamenin geçerliliği sorunu, Yargıtay’ın ilgili ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. İbranamenin feshi izleyen bir aylık süre içinde düzenlenmesi ve ödemelerin banka kanalıyla yapılmamış oluşu 01.07.2012 tarihinden önce düzenlenen ibra sözleşmeleri için geçersizlik sonucu doğurmaz.
6098 sayıl Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra düzenlenen ibra sözleşmeleri için altta yazılı yasal koşulların varlığı aranmalıdır.
•İbra yazılı olacaktır.
•İbra; işçinin iş akidinin fesih edildiği tarihte değil, bir ay sonra düzenlenecektir.
•İbraya konu olan alacaklar; kalem kalem yazılacaktır.
•Alacakların tutarı kesin olarak belirtilecektir.
•İşçinin alacak tutarı elden değil, para makbuzu ile hiç değil, bizzat işçinin adına açılan banka hesabına yatırılacaktır.
•Bu unsurları taşımayan ibranameler mahkemeler tarafından geçersiz sayılacaktır.
•Gerçekleri belgelemeyen ibranamelerde, yazılı tutarlar makbuz niteliği taşıyacaktır.
•Gerçek tutarları göstermese de, işçi adına iş akdi sonu ile yatırılan tüm ödemeler banka aracılığı ile yapılacaktır.
•Kişi ölmüş, gaip olmuş ise; yakınlarına yapılan tüm ödemeler ile ilgili ibralara da aynı hükümler uygulanacaktır.
 

Yorum Yazın