Veyis ERSÖZ

İnsanla İslam Arasına Konulan Engeller

09 Temmuz 2015
3 dk Okuma
7 yıl önce
İnsanla İslam Arasına Konulan Engeller

İnsan denilen bu şerefli yaratık bir maddi, yani fiziki, bire de ruhi ve manevi olmak üzere birbirinden çok farklı ve pek ayrı olan iki özellik üzere yaratılmış bulunmaktadır.
İşte böylesine üstün ve yüce olan insan ile dini inancı arasına zaman içinde çok yönlü engeller konulmuştur. İslam’ı gereği gibi bilmeyenler ve bu ilahi gerçeği anlamamış, kavramamış olan gafiller bir yana; bir de dini emirleri ve yasakları bildikleri halde araya girerek çok yönlü ve oldukça da ağır engeller koyarak İslam’ı yaşantıyı zorlaştıran zavallılarda mevcuttur hemen hemen her toplumun, her milletin içinde ve arasında.
Esasında her insanın inanç ve iman temeli olan kalp ve gönül ile yegâne yüce yaratıcı arasına hem girmek, hem de bazı barikatlar, engeller hiç kimseye verilmiş bir hak değildir. Her insan İslam dinini engelsiz ve kısıtsız olarak yaşama hakkına sahip olmalıdır.
Zamanımızda, dünya coğrafyasının hemen hemen her ülkesinde, her yerinde inanan, inancını yaşamak isteyen insanlarla İslam arasına türlü şekillerde mânialar konulmaktadır.
Konular türlü engeller sebebiyle insanların büyük bir bölümü önüne konulan barikatlar yüzünden gönül aleminden ve görev şuurundan uzaklaşmakta, yakut da yapması gerekli olan dini vazifeleri ya tamamen ihmal etmekte, ya da inkıtaya (sekteye) uğratmış olmaktadır.
Cihat deyince insanları silahla, bıçakla, öldürücü ailelerle ve kanla korkutmayı alışkanlık haline getirenler esasında cihadın kalp, beden ve fikir alanında önemli bir hizmet olduğu hakikatini bildikleri halde araya türlü şekillerde engeller koyarak insanları korkutmakta ve haklı konuları bir takım gerçek dışı ifadelerle değiştirmekte veyahut sulandırmaktadırlar.
Manevi açıdan toplumları veya bazı katmanları ayakta ve diri tutan gönül adamları, ele almış oldukları her insanın gönlünü fethetmekte maharet sahibidirler. Gönül adamı hüviyetinde hizmet görenler sadece kalpleri imar etmekte gönülleri fethetmekle sınırlı kalmamışlar, yukarı paragrafta açıklanan cihadın beden ve gönül sahası olan fikir yönüne de el atarak insanları İslam ile bütünleştirme gayret ve çabasını hayata geçirmişlerdir.
Zamanımız dünyasında insanla İslam arasına büyük ölçüde girmiş bulunan alkol ve uyuşturucu maddeler, kumar, zina, faiz, rüşvet, soygun, helal-haram tefriki yapmamak gibi yalancı, yabancı ve kesin haramlar toplumları fesada uğratmakta ve bunları kendi istek ve arzusuyla yapanları İslam dininden adım adım uzaklaştırmaktadır.
Bilinçli insan, şuurlu Müslüman; mensubu olduğu İslam dini ile kendi arasına girmek isteyen her engelle, her ilahi yasak ve haramla mücadele ederek o mânialara, o barikatlara takılmamak için ciddi ve inandırıcı bir gayretin, bir mücadelenin içinde olmalıdır.
Her insanın inanç açısından kabul ettiği bazı kutsallar vardır. Değişik din mensuplarına bile hürmet etmeyi gaye edinen İslam dini; insanların arasına nifak gibi, yalan ve iftira gibi dinde yeri olmayan yasaklar ve haramlar gibi sözlerin, fillerin ve eylemlerin konmasına, böylece de saflığı arılığı bozmaya çalışanlara fırsat ve imkan verilmemesini emreder. Bu emre uyanlar mutluluk kervanının yolcusu sayılır.
Saygının, sevginin, kardeşliğin ve barışın esas alındığı İslam dinini bozmaya veya yanlış anlaşmalara meydan verecek engellere ve bu yoldaki sinsi ve kasıtlı faaliyetlere asla prim vermemek, hele hele aldanmamak lazımdır.
Bilhassa içinde yaşamakta olduğumuz zaman diliminde insan ile İslam arasına girmeye çalışan veya türlü çeşitli engeller ile dini değişik mecralara sürüklemek isteyen düşmanların sayısı pek çoktur. Doğru olanı eğri ve yanlış olandan, hakkı da batıldan ayırt edebilmek ve şahıslarımız ile İslam arasına konmak isteyen engelleri veya perdeyi net ve berrak bir şekilde bilmek ve ona göre aradaki yanlışlara imkan ve fırsat vermemek çok önemli bir vazifedir.
 

Yorum Yazın