Dilhan Dumanoğlu
Dilhan Dumanoğlu

İlk kar düştü

17 Kasım 2018
3 dk Okuma
3 yıl önce
İlk kar düştü

Geçtiğimiz gün ilk kar yağışı şehir merkezine düştü. Bir kış daha başladı bu şehirde. Haliyle sobalar da yanmaya başladı. Sobası yanmayanları da unutmayalım. Sobaların yanmasıyla özellikle Karatay bölgesinde oluşan hava kirliğinin farkına vardınız mı bilmiyorum ama siyah bir bulut geziyordu Karatay semalarında. Her sene yaşıyoruz bu durumu. Her sene şikayet ediyoruz. Biz de sobayla büyüdük. Biliriz çilesini de nimetini de. Fakat artık teknolojinin gelişmesiyle dünya hem bir sömürüye maruz kaldı hem de bu sömürüyü bertaraf etmek için araçlar üretildi. Örneğin atom bombalarıyla, kimyasallarla ozon tabakası delindi. Küresel ısınma yaşandı. Aynı zamanda teknoloji ile beraber yapay bulutlar da yapıldı. Teknoloji doğalı yıkarken aynı zamanda doğal yerine yapay malzemeler de ikame etmeyi deniyor. Doğalın yerini tutar mı tutmaz. Günümüzde değil onca yıl önce yerin altında keşfedilen bir enerji kaynağından bahsediyorum. Doğalgaz. Isınmada yeni teknolojiler gelişti. Elektrikli alttan ısıtma, doğalgazlı alttan ısıtma, petekli kombiler, kat kaloriferleri, kalorifer kazanları. Ama kömür eskidi artık. Eskimeli de. Kömürün kış aylarında oluşan hava kirliliğinin en büyük nedenlerinden biri olduğunu hepiniz biliyorsunuz. Ama doğalgaz çok pahalı diyorsanız bu konuda da devletimiz işe el atmalı. Daha temiz yarınlar, daha sağlıklı nesiller için bu ülkenin havasını, suyunu temiz tutma görevine sahip olan mecra devlettir. Devletimiz yıllardır doğalgazı yaygınlaştırma çabaları ile bu hususa önem verdiğini gösteriyor fakat yeterli mi değil tabi ki. Doğalgaz için yatırım yapan şirketler özel şirketler, doğalgazı zaten Rusya’dan alıyoruz. Doğalgazla ilgili neredeyse hiçbir şey bize ait değil. Faturalarınıza dikkat ederseniz fark edeceksiniz. Enerji ve ısınma için kullanılan doğalgaz ürününe sahip olmak için yurtdışına bağımlıyız maalesef. Fakat devletimiz doğalgaz arama çabalarına ne kadar girişmektedir? Biz buradan sadece Akdeniz’de doğalgaz arama çalışmaları olduğuna dair efsaneler duyuyoruz. Somut, elde tutulacak bir şey yok. Şimdi kış aylarından, kardan girdim doğalgazdan, Rusya’dan çıktım biliyorum fakat insan katlanamıyor bazı şeylere. Devletimizde yaşanan sorunlar için üretilen binlerce çözüm dururken neden dönüp de bakılmıyor? Hadi eğitime de girelim, adalete de. Eğitim sistemimiz ortada. Bakan Ziya Selçuk yeni bir vizyonla geldi ama kısa vadede değişecek bir şey görünmüyor. Adalet sistemimizin durumunu siz zaten biliyorsunuz. Sağlık sisteminden bahsetmiyorum dahi. Bakın size tüm sorunların sebebini söyleyeyim. Biz işi hafife aldık. Basite indirgedik. Okul yaptık, yol yaptık, hastane yaptık, adliye sarayları yaptık. Altyapıyı oluşturduk. Fakat bu altyapıyı bilgiyi, paraya, bilime dönüştürebilecek nitelikli eleman yetiştiremiyoruz.  Ülkemizin içerisindeki her kurumda ama her kurumda onlarca sorun var ki. Mükemmelleşemiyoruz. Farkındaysanız hala sistem değiştiriyoruz. Sistem deniyoruz. Eğitimde sistem deniyoruz, askerlikte sistem deniyoruz, sağlıkta sistem deniyoruz… Bu çabalara 1800’lü yıllarda III. Selim ile başlamıştık. Gördüğünüz gibi 200 küsür yıl geçti biz hala deniyoruz. İllallah be!

Yorum Yazın