Kerim Toslak
Kerim Toslak

İklim Önemli De Hangi İklim

03 Eylül 2022
3 dk Okuma
2 ay önce
İklim Önemli De Hangi İklim

Son yıllarda çokça konuşulan konulardan birisi de iklimdir.  İklim sözcüğü bir kaç anlamda kullanılır. Yaygın olarak kullanılan anlamı ile: bir bölgede bitkilerin ve hayvanların hayatiyetini devam ettirmelerinde etkili olan hava olaylarının uzun yıllar ortalamasını ifade eder. Benzer meteorolojik koşulların hüküm sürdüğü coğrafi bölümler için kullanıldığından bölge ve ülke anlamında da kullanılır. İklim bitki ve diğer canlıların yaşamında ve hayatiyetini devam ettirmede, belirleyici etkiye sahiptir.

Son yıllarda iklim konusunun fazlaca konuşulmasının nedeni, (Eğer küresel emperyalizmin bir hinoglu hinliği yoksa) iddia o ki; yer yüzünde insan nüfusunun artmasına bağlı olarak, fosil yakıt dediğimiz kömür, petrol ve benzeri yakıtların aşırı kullanımından dolayı, atmosfere çok fazla karbondioksit salınması olmuş. Bu durum da sonuçta yerküre ve atmosferde ortalama sıcaklığın artmasına sebep olmuştur. Sonuçta yeryüzünde kuraklığa, buzulların erimesine, bazı bölgelerde anormal yağışların oluşmasına, hülasa dünyanın iklim dengesinin bozulmasına yol açtığı söyleniyor. Son onbeş yirmi senedir dünyayı en çok kirleten dünya devletleri öncülüğünde toplantılar, konferanslar düzenleyip kararlar alınmaktadır. Tabi ki, alınan bu kararlara kendilerinin uyup uymamaları çok umurlarında olmasa da zayıf ve güçsüz devletleri terbiye etmekte kamçı gibi kullanmaktadırlar. Böylelikle bozulan Dünya ikliminin dengesini sağlayacaklar(!) Hatta kabak ilk önce develere patladı. Dengeyi sağlamak için birkaç sene önce Avustralya'da zavallı develeri de ithaf ettiler. Kıtadaki susuzluk sorununu çözdüler(!) Şimdilerde çiftliklerde beslenen büyükbaş hayvanlara göz diktiler. Zavallı sığırların sindirim sisteminden oluşan gazların atmosferi kirlettiği iklim dengesini bozduğu iddiasındalar. Bu gidişle sığırlardan da kurtulup yapay etin faziletlerini TV kanallarında işin uzmanlarından(!) dinlemeye başlayacağız.

Aslında ben bu iklim konusunun uzmanı değilim. İnternet medyasından, gazetelerden ve televizyonlardan edindiğim bilgilerle konuya temas ettim. Bu konuyu işin uzmanlarına bırakarak benim asıl konum olan insanın ve insan neslinin devamında en az birincisi kadar önemli olan insanın yetişeceği, yaşayacağı sosyal iklimden söz edeceğim.

İyi bir insan ve iyi bir Müslüman olmak için bu iklim çok önemli. Ondan dolayı kendimizden başlayarak ailemizde ve çevremizde iyi insanların çoğalması ve iyilikte yarışacak bir toplum oluşturmanız gerekiyor. İnsan çevresinden etkilendiği kadar, çevresini de etkileyen bir varlıktır. Bizler iyi insanlar olursak çevremizde iyiliklerimizden etkilenecektir ve iyi bir toplum oluşacaktır. Bunun için iyiliklerin çoğaltılması, iyilerin çoğaltılmasına ve iyi bir toplumun oluşmasına katkı vermemiz gerekiyor. Kötü insanlar olursak, kötülüklerimiz çevremizi kötü yönde etkileyecektir. Bundan dolayı yaptığımız kötülüğün vebalinden çok çevreye kötülük yayılmasına sebep olmaktan  kaynaklanan vebal daha büyüktür. Ama gel gör ki TV kanallarında özellikle gündüz kuşağı programlarında, milletin gözünün içine sokulan çarpık ilişkiler, ahlak dışı yaşayış biçimleri ve iğrençlik hikayelerinin  oluşturduğu sosyal iklim çok daha yakıcı ve çok daha yıkıcıdır.

"Üzüm üzüme baka baka kararır." Bu atasözünde ifade edildiği gibi, insan güzel ahlâklı insanlarla birlikte olursa olgunlaşır, ahlâkını güzelleştirir. İnsan kötü ahlâklı, kötü alışkanlıkları olan insanlarla birlikte olursa da ahlâkı kötüleşir, bozulur.  Uyuşturucu müptelalarının çevremizi kuşattığı, köşe başlarında fuhuş pazarlıklarının yapıldığı, eşcinsellerin caddeleri işgal ettiği, rüşvetin, hırsızlığın normalleştirildiği, yalanın, sahtekârlığın, emanete ihanetin, sözünde durmamanın ticaretin kuralı sayıldığı bir sosyal iklimde iyi insan zor yetişir. Geleceğimizin güvencesi, sağlıklı nesiller yetişmez.

Bu nedenle çevremizde güzel ahlâklı insanların var olduğu bir sosyal iklimin oluşması için, bütün gücümüzle gayret sarf etmeliyiz. Önce kendimizden başlayarak, ailemizle, akrabalarımızla ve en çok karıştığımız insanlarla halkayı genişleterek devam etmeliyiz. Bu aynı zamanda iyiliği emretmek kötülüğü nehyetmek görevimizin de ifası anlamına gelir. Nefsimiz için, neslimiz için bunu yapmak zorundayız. Yoksa kurtulamayız.

Rabbimiz bakınız ne buyuruyor: "İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir." (Ali İmran Suresi.104. Ayet.)

Selçuklu/ Konya

Yorum Yazın