Veyis ERSÖZ

İftar Sofrası İsraf Sofrası Olmamalı

02 Temmuz 2015
3 dk Okuma
7 yıl önce
İftar Sofrası İsraf Sofrası Olmamalı

Genel manada zenginlerin, kendileri gibi zengin ve hali vakti yerinde Müslümanları davet etmiş olduğu iftar sofraları gördüğümüz, bildiğimiz ve müşahede etmiş olduğumuz kadarıyla israf sofraları haline getirilmektedir.
İnancı gereği her Müslüman bilir ve kabul eder ki bizim dinimizde israf haramdır. Haram olan bu israf ramazan ayındaki iftar sofralarında daha çok, daha belirgin ve daha müşahhas şekilde görülmekte ve yaşanmaktadır.
Haddinden ziyade hazırlanan iftar sofralarında veya toplu olarak verilen iftar yemeklerinde çöpe atılan ekmek parçaları ile yemek artıklarından, yani israf sofralarından hesaba çekilmeyeceğimizi mi zannediyoruz? Bu ve benzeri sorulara olumlu cevap vermemiz lazımdır.
İster aile, isterse toplu olarak verilen iftar sofralarında yalnızca zenginler, yalnız kalenderler, yalnız birbirlerini davet edenler değil aralarında bazı fakirlerin, bazı gaip ve gurabalarında bulunmuş olması daha hayırlı, daha faydalı ve dini mübine daha yakın ve daha isabetli olur.
Bizim atasözlerimiz arasında: “ Yağlı kazan, yağlı kazana taşar” diye bir ifade vardır. Sırf yağlı kazan, başka bir yağlı kazanla irtibatlı değil, bazı hallerde ise yağlı kazanlar yağsız kazanla ilgi ağı kurmalıdır. Yani burada sofralarımızı çok çeşitli yemeklerle ezeyip-bezerken ve o nadide iftar sofralarını zenginlere açarken .bir-kaç tane fakiri de ayni sofrada bulundurmuş olmamız daha iyi ve daha isabetli olur.
Cenab-ı Allah(cc) hazretleri kitabı mubininde: “ Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz!” buyurmaktadır. Hem dünya milletleri arasında, hem de ülkemizde korkunç boyutlara varmış olan bir israf söz konusudur. İsrafın, haram olduğunu her Müslümanın bilmiş olmasına rağmen şu ramazan ayında, şu oruç günlerinde iftar sofralarındaki israfın boyutlarını, gerçeğe yakın olarak, dile getirmek gerçekten çok zor olmaktadır.
İsraf; hem bireylerin, hem ailelerin, hem de toplumların hem meddi, hem de manevi açıdan yıkımını hızlandırır. Benim maddi gücüm var, imkanım yerinde diyerek har vurup, harman savurmak, yarını ve geleceği düşünmeden israf bataklığına dalmak asla doğru ve yerinde bir hareket olamaz.
Cenab-ı Hak(cc) hazretleri bugün vermiş olduğu o büyük serveti ve nimeti anında da alabilir. Bir deprem, bir yangın, bir su baskını veya bir kasırga ile elindeki bütün maddi imkanları giden ve Kızılay ile çeşitli yardım kuruluşlarından gelen bir tas sıcak çorbaya, bir battaniye muhtaç duruma düşmüş bulunan nice zenginleri, nice israf ehlini zaman içinde hepimiz ya bizzat görmüşüz, ya başkalarından duymuşuz, yahutta medya kuruluşlarından öğrenmişizdir.
İftar yemeklerinin ve iftar sofralarının israfa yönelik olmamasına dikkat edip, özen göstermelidir. Elimizdeki imkanlar uzun süreli olmayabilir. Her insan hem bugününü, hem de yarınlarını çok iyi düşünmeli, hesabını da ona göre yapmalıdır. Ne oldum demenin yanında ne olacağın demeyi da asla unutmamak, bir varlığın sonunda bir yokluğunda gelebileceği ihtimalini asla gözden ve gönülden uzak tutmamak gerekir. Bütün bu gerçekler karşısından israfın her çeşidinden ve iftar sofralarımızın israf sofrası haline getirilmesinde, sakınmalı ve son derece uzak durmalıdır. Bu durum her Müslümanın gönlünde ve beyin hücrelerinde önemli bir yer tutmalıdır.
 

Yorum Yazın