Veyis ERSÖZ

Hubbül vatan, minel iman

08 Haziran 2015
3 dk Okuma
7 yıl önce
Hubbül vatan, minel iman

Bugün yazıma başlık olarak seçmiş olduğum “Hubbül vatan, minel iman” cümlesi Arapça bir ifade olup, Türkçe manası: “Vatan sevgisi imandandır” demektir.
Evet vatansız, yurtsuz ne millet olur, ne devlet olur ve ne de hürriyet ile göklerde dalgalanan özgür bayrak olur işte bunun içindir ki hür ve özgür vatana sahip olabilmek, hiç kimsenin ve hiçbir devletin boyunduruğu altında yaşamamak için savaşlar yapılmakta, çok sayıda canlar verilmektedir.
Serbestçe yaşayabilmek, hürriyetin tadını doyasıya çıkarabilmek için ve daha bunların ötesinde inancını, imanını ve kutsal değerlerini gönül rahatlığı içinde hayata geçirebilmesi için bağımsız bir vatanın olması şarttır.
Bu ve benzeri özelliklerden mahrum olan toplumlar başka başka dinlere, inançlara ve kültüre sahip bulunan milletlerin hepemonyası altında yaşamak zorunda kalır.
Yer küre üzerinde yaşayan her insanın, hatta her toplumun ve her milletin meşru veya gayri meşru bir inanç kültürü vardır. Bunlara canı gönülden bağlananların, inançlarını tamı tamına yaşayanların olduğu gibi bunlara hiç değer vermeyen kişilerde mevcuttur milletlerin içinde.
Dini inancın temelini kutsallara değer vermekle mümkün olur. Bununla beraber birde hemen hemen her toplumu her milleti yakından ilgilendiren milli varlıklar ile kültürel ve sosyal üstünlüklerin olduğu hepimizin malumudur.
Vatanını canı kadar sevmek, gökyüzünü süsleyen ve gururla özgürce dalgalanan bayrağına sadakatle bağlı olmak kendisini ailesini milletini ve yurdunu korumakla görevli ordusunu ve güvenlik güçlerini aziz bilmek ve onlara son derece güvenmek hem milli, hem de manevi açıdan son derece önemli değerlerimizdendir.
Vatan sevgisinin imandan bir cüz olduğu gibi her faydalı, her yararlı ve her güven duyulan nesnelerde aynen değerli, aynen sevimli, aynen kutsal kapsamına girmiş olur
Vatanın, milletin, bayrağın, devletin ve bütün bunlarla eş değerde olan özgürlüğün ve hürce yaşamanın her ne kadar önemli olduğu; ülkesinde uzak diyarlarda veya yabancı ülkelerde yaşamak mecburiyetinde bulunmuş olduğu ve yahutta zindanlarda dört duvar arasında yaşamak zorunda bulunduğu zamanlarda çok daha açık bir şekilde anlaşılmış olur.
Vatan hasreti, millet hasreti, bayrak ve yönetim hasreti bilen kimseler için çok ağır olur. Her inançlı, her imanlı veya dini geleneklerine bağlı insan bu kutsal değerlerini ayniyle yaşama imkanına sahip olabilir. Zindanda olsa, dini başka başka olan ülkelerde yaşamak mecburiyetinde bile olsa ibadetlerini yapabilir, ezbere bildiği Kuran surelerini gizlide olsa okuyabilir.
İnsan vatanın ve bayrağın önemini, kıymetini ve değerini yad ve yabancı ülkelerde kaldığı veya oralarda yaşamak, yaşatılmak mecburiyetinde kaldığı zaman çok daha iyi ve doğru şekilde anlama şansına sahip olabilir.
Öyle ise şu gerçek hepimiz tarafından çok açık, çok net ve en berrak bir şekilde bilinmeli ve kabul edilmelidir ki; vatan, millet ve bayrak sevgisi imandan bir cüzdür.
Kendi vatanını sevmeyen, milletini sevmeyen, bayrağını sevmeyen, hatta bunlara düşmanlık eden, zaman içinde ve yurt dışında bu değerleri tenkit eden eleştiriye tabi tutan insanlara hain ve alçak damgası vurulur. Öyle ki kimseler toplum içinde en haklı şekilde lanetlenmeye müstehak olur
Kutsal değerlerimize bağlı olduğumuz gibi milli değerlerimizde bağlılık sergileriz. İşte onun için her fırsatları “Hubbül vatan, minel iman” ve aynı şekilde “ Hubbül bayrak, minel iman” deriz ne mutlu bu gerçek üzere hayat sürenlere!
 

Yorum Yazın