Mehmet BİNA
Mehmet BİNA

Hicret nedir? Ve önemi

30 Temmuz 2022
3 dk Okuma
1 ay önce
Hicret nedir? Ve önemi

Hicri Yılbaşı veya 1 Muharrem (kameri) hicrî takvime göre Zilhicce ayının son gecesini Muharrem ayının birinci gününe bağlayan zaman dilimidir. 2022 yılında 29 Temmuz'u, 30 Temmuza bağlayan gün batımından sonra 1444 Hicri yıla girmiş oluyoruz.

Hicri takvime göre bir sonraki güne saat 00:00 da değil güneş batması ile (akşam ezanı) geçilir. Bu zaman dilimi ay takvimi esaslı olduğu için bir sonraki hicri yılbaşı 11 ya da 12 gün daha erken bir tarihe denk gelir. Muharrem ayı, Zilkade, Zilhicce ve Receb ile beraber Kur'an'da kıymet verilen dört haram aydan biridir. Bu aylarda barış içinde yaşanması, savaş yapılmaması ile ilgili İslam öncesi ve sonrası kurallar mevcuttur. Muharrem ayı, hicrî kamerî yılın birinci ayıdır. Şii Müslümanlar tarafından ise Muharrem ayının 10. günü Aşure Günü olarak kutlanır.

Müslümanlar için bir dönüm noktası olan hicret, tarihte yeni bir sayfa açmıştır. Hz. Ömer’in (r.a.) halifeliği döneminde hicretin gerçekleştiği gün, Hz. Ali’nin (r.a.) teklifiyle hicrî takvimin başlangıcı sayılmıştır. O günden itibaren de İslam âleminde 1 Muharrem hicrî takvimin başlangıcı olarak kabul görmüştür.

Müslümanlar için bir milat olan hicret; Allah’a ve O’nun Kutlu Elçisi Rahmet Peygamberine gönülden bağlılığın bir ifadesi; hakka, hakikate, ilme, irfana ve medeniyete yapılan yolculuktur.

Hicret, Allah rızası için; anadan, babadan, evlattan, yardan, diyardan, maldan, mülkten hatta candan vazgeçmenin ibretli ve meşakkatli bir öyküsü; Yüce dinimizin rahmet yüklü mesajlarını bütün insanlığa ulaştırmak için çıkılan kutlu yolculuğun adıdır. Öyle ki tebliğ hicreti doğurmuş, hicret ise tebliği yoğurmuştur. Kısaca hicret Müslümanlar için bir milattır.

Hicret, Allah yolunda fedakârlığın, yardımlaşmanın kardeşliğin zirvesidir. (Diyanet)

▪Hicret; İman ve hürriyet için; malı mülkü çevreyi ve huzuru feda edebilme hareketidir.

▪Hicret; zülüm karşısında, İslâmî hayat arayışıdır.

▪Hicret; zulme boyun eğmemek ve zilleti kabul etmemek için, kıyam etmek ve Allah’ın himayesine lütûf ve rahmetine sığınmaktır.

▪Hicret; inancı yaşayabilmek için, hiç bilmediği yepyeni şartlar içerisine atılma fedâkarlık ve cesaretini göze alma hâdisesidir.

▪Hicret; eziyet ve işkenceden dolayı kaçmak değil; zafer ve kurtuluş için çileyi ve cepheyi değiştirmektir.

▪Hicret; içerisinde bulunan mekanı, makbul olmayan hayattan, Allah indinde makbul olan hayata dönüştürmek ve İslâm goncasının daha da güçlenmesi için saksıyı değiştirme hadisesidir.

▪Hicret; cihanşümûl İslâm dininin dünyaya yayılması için ortaya atılan ilk adamla, tebliğde hudutları aşmaktır. Yeryüzünde Allah’ın emirlerini egemen kılmak için ihlaslı çalışmaktır.

▪Hicret; ferdî Hayattan cemiyet hayatına; izzet’e devlete ve İslâm nizâmının oluşumuna göç etmektir.

▪Hicret; küfürden imana, şirkten tevhide, günah ve isyandan Allah’a kullağa geçmektir.

▪Hicret; nefsin istek ve arzularından ayrılıp;Allah’ın azametinden korkmak, rahmetine sığınmak, Allah ve Resûlünün arzu ettiği bir hayata kavuşmaktır.

▪Hicret; faizden karz-ı haseneye, cimrilikten infaka,ayrılıktan vahdede, İsraftan iktisada, yalandan doğruluğa, cehaletten ilme, zulümden adalete, kinden sevgiye, münkerden ma’rufa, kibir ve gururdan tevazuya, hırs ve tama’dan zühd ve kanaata göç etmektir.

Sahabe-i ikramdan Medine'ye hicret eden ilk kişi Mahzûmoğulları'ndan Ebû Seleme Abdullah b. Abdülesed'dir. Ebû Seleme, Akabe biatlarından bir yıl önce hanımı Ümmü Seleme ile birlikte hicret etmiştir.

Bazı kitaplar, Birinci Akabe Biatı'ndan (621) sonra Medine'ye İslâm'ı tebliğ için gönderilen Mus'ab b. Umeyr ile Abdullah b. Ümmü Mektûm'u ilk muhacirler olarak kabul eder.

İkinci Akabe Biatı'nın ardından (622) Hz. Peygamber'in hicrete izin vermesi üzerine ilk defa Âmir b. Rebîa ve hanımı Leylâ bint Ebû Hasme hicret ettiler; onların arkasından da diğer sahâbîler gruplar halinde gitmeye başladılar. Hicret genellikle gizlice yapılmıştır; çünkü Mekke'liler ellerinden geldiğince engel olmaya çalışıyor, hatta yakaladıkları akrabalarını hapsediyorlardı. Yalnız Ömer b. Hattâb'ın, Kâbe'yi tavaf ettikten ve iki rek'at namaz kıldıktan sonra müşriklere meydan okuyarak alenen yola çıktığı bilinmektedir. Böylece ashabın büyük çoğunluğu kısa sürede Medine'ye göç etti; geride sadece Hz. Peygamber, Hz. Ebû Bekir ve bunların aileleri, Hz. Ali ve annesi, ayrıca hicrete güç yetirememiş veya gidişleri engellenmiş belli kişiler kalmıştı. Muhacir sahâbîler Medine'ye vardıklarında ensar tarafından misafir edildiler.

Hicret’in Sonuçları

1. Hz. Muhammed (S.A.V) tarafından öncülük edilip Mekke’den Medine’ye gerçekleştirilen Hicret’in sonrasında Mekke’ye karşı büyük bir siyasi güç elde edildi.

2. Hicretten sonra Medine'de 53 maddelik bir anayasa hazırlayan Hz. Muhammed, bu anayasa ile Medine'deki Müslüman, putperest ve Yahudiler arasındaki ilişkileri düzenledi.

3. Ortaya çıkarılan Anayasa tarafından İslam Devleti’nin temelleri atıldı.

4. Hicret olayının gerçekleşmesinden sonra Müslümanlık baskıdan kurtuldu ve İslamiyet’in hızlı bir şekilde yayılması sağlandı.

5. Cihat anlayışı güdüldü ve İslam dininin yayılması için çevre şehirlerle mücadeleye girildi.

6. Mekke ticaret yolunun denetimini sağlamak ve Mekke'den Medine'ye göç eden muhacirlerin mallarının zararlarını karşılamak için Mekkeli-ierie Bedir, daha sonra Uhud ve Hendek savaşlarını yaptı.

7. Yıllık hac için Mekke'ye 628 yılında giderken, Mekkelilerle Hudeybiye Barışı'nı yaptı.

8. Hicri Takvim’in başlangıcı seçilmiştir.

9. Muhacirler ve Ensarlar kardeş kabul edildi. Müslümanlar arası dayanışma artmıştır.

10. Müslümanlar artık bir güç haline gelmiştir.

11. Müslümanlar Mekkeli Müşriklerin baskısından kurtularak rahat bir nefes almıştır.

▪Özet olarak hicret; kalbi, dili ve bütün uzuvları Allah’ın yasaklarından uzak tutmak ve kullukta zirveye çıkmaktır.

Kullukta zirveye çıkmanız ve gerçek hicretlerde buluşmak duası ile, 1444 Hicri yılımız mübarek olsun.

Yorum Yazın