Dursun Seyis
Dursun Seyis

Hayat Ve Pişmanlık

03 Ağustos 2022
3 dk Okuma
1 ay önce
Hayat Ve Pişmanlık

Hiç kimsenin hayata başladığı zamanı hatırlaması mümkün değildir.

Hayat başladığımız ve bitirdiğimiz anın toplamı değil mi?

İkisinde de bir şeylere tutunuyoruz.

İlkinde annemizin eteğine, sonunda bir değneğe. Arada yaşadığımız tüm gerçekler bir illüzyon aslında, doğduğumuz andaki kadar savunmasız bir teslimiyet.

Aynı çıplak gerçekliğe bir yolculuktur hayat. Her yolculuğun sonu, bir varış bir kavuşma sevinci ya, bu yolculuksa parçası olduğun bütüne dönüştür aslında.

Bu kez, tek bir farkla; deneyimle menin ve öğrenmenin ruhuna kattığı olgunlukla...

Nuh'un gemisine binmiş, hayatta kalmaya çalışan tüm canlılar gibi, inanarak doluştuğumuz bu  hayat gemisinde yolculuğumuz devam ediyor.

Her başlayan biter.

Her gelen gider.

Her yeni eskir.

Her yeni bayatlar.

Her güzel çirkinleşir

Her yaşayan  ölür.

Neyzen Tevfik bir gün sorar ?

İkinci meşrutiyet döneminde  nazırlığa getirilen bir zat, çok geçmeden yeğeninin vali olmasını sağlar.

Karşılaştıklarında, Neyzen :

Maşallah, kardeşinizin  oğlu tıpkı fasulyeye benziyor. Genç yaşta vali oldu, neden fasulyeye benzesin ki ?

İşte bende onun için benzetiyorum ya…

Fasulye de sırığa sarılarak büyür de.

Lokman Hekim’e sormuşlar,

Bu dünyada ne öğrendin ?

Namazda kalbime sahip olmayı,

Misafirlikte gözüme sahip olmayı,

Yemekte elime sahip olmayı,

Cemiyette dilime sahip olmayı,Yaptığım iyiliği unutmayı,

Bana yapılan kötülüğü unutmayı,

Ölümün hak olduğunu öğrendim.

Peki bugün biz bunlardan hangisini  yapabiliyoruz?

Susmak bazen asalet, bazen de nezakettir.

Hele de  incitmeden korkuyorsan sevdiklerini,

O zaman susmak  ebedi zarafettir.

W. Shakespeare diyor ki:

Saygı gereği  herkesi dinleyin, ama prensip gereği çok azıyla konuşun.

+++

Asla geçmişin için, Pişman değilim.

Tek pişmanlığım yanlış insanlara verdiğim değer.

Ve onlara harcadığım boşa geçen zamandır.

Yorum Yazın