Mustafa ÇAMLI

Hançerli Başkan bunu biliyor mu?

21 Nisan 2016
3 dk Okuma
6 yıl önce
Hançerli Başkan bunu biliyor mu?

Karatay bölgesi Konya’nın en eski yerleşim yerlerinden. Bölgede yapılaşma diğer ilçelerimize göre daha geriden geliyor. Öyle olduğu için de göreve gelen belediye başkanlarının en çok mesai ayırdığı ve seçim dönemlerinde en çok öğündükleri icraatları da konut üretimi. Bu durum Sayın Özkafa ve Sayın Şen döneminde olduğu gibi Sayın Hançerli dönemlerinde de devam etmekte.
Bu çalışmanın en önemli ayağını da belediye öncülüğünde oluşturulan kooperatifler oluşturuyor. Vatandaşın zannettiğinin aksine bunlar belediyeye ait kooperatifler değil. Belediye öncülüğünde kurulan bu kooperatifler müracaatların alınması ve kuraların çekilerek hak sahiplerinin belli olmasından sonra normal bir kooperatif gibi yoluna devam ediyor. Bu kooperatiflerde de bir yönetim kurulu ve denetim kurulu oluşturuluyor, üyenin muhatabı da artık belediye değil bu yönetim kurulu (çoğunlukla sadece başkan) oluyor. Başta oluşturulan yönetimin değiştiği de çok rastlanan bir durum değil.
Buraya kadar problem yok-gibi görünüyor-

Ne var ki, bu yönetimlerin oluşturulmasında hangi kriterler belirleyici oluyor, kimler hangi yeterlilikleri sebebiyle bu yönetim ve denetimde yer alıyorlar bunlar üyelerin bildiği ya da bilebileceği hususlar değil.

”Her kooperatife bir yönetim kurulu lazım, ne farkeder kimin olduğu” diyorsanız işte orada durun.
Belediyelerin bu kooperatifler yoluyla amaçladıklarının başında o bölgenin gelişmesi, gelişirken de insanların konut ihtiyacının günümüz şartlarında karşılanması gelir( gelmelidir). Gelin görün ki kooperatiflerde oluşturulan yönetimlerin tamamına yakınının Karatay belediyesi çalışanları, meclis üyeleri gibi gruplardan seçilmesi bu amaçlara başka bir amacın daha eklendiğini hatta diğer amaçları gölgeleyecek hale geldiğini düşündürmektedir.
Belediyenin ve Sayın Başkanın böyle bir niyeti var mıdır elbette bilemeyiz ancak bu kooperatifler bazıları için kolay para kazanmanın ya da kolay ev sahibi olmanın yolu haline gelmiş veya getirilmiştir. Bilinmelidir ki kooperatiflere üye olanlar –pek azı müstesna-parayı kolay kazanan insanlar değildir.
Karatay belediyesi öncülüğünde kurulan kooperatiflerin yirmi üçüncüsü olan AKÇELEBİ’de olan da maalesef aynıdır. Kooperatif yönetim ve denetim kurulu üyeliklerinin tamamı Karatay belediyesinin değişik birimlerinde çalışanlardan oluşturulmuş ve üye kayıtlarından önce on kişi ile yapılan genel kurul ile üç yıllığına görevlendirilmişlerdir.-buraya kadar da bir şey yok diyebilirsiniz-
Problem de zaten buradan sonra başlıyor. Önceki genel kurulda daire büyüklüklerine göre üyelerden istenecek aidat miktarı belirlendiğinden bu defa sadece başkan ve üyelerin kaç aidat tutarında huzur hakkı alacakları belirleniyor. Buna göre başkan 167 m2 lik daireler için belirlenen iki aidat tutarında aylık huzur hakkı alacaktır. Yönetim kurulu üyeleri(iki kişi) ise 130 m2 lik daireler için belirlenen bir aidat tutarında aylık huzur hakkı alacaklardır. Denetim kurulu ise (iki kişi) 130 m2 lik daireler için belirlenen ½ aidat tutarı ücret alacaktır.
Daha kolay anlaşılması için bunları rakama çevirirsek, başkana ilk yıl için aylık 7.000 (yedi bin) TL, diğer yöneticilere aylık 2.750 (ikibin yedi yüz elli ) TL, denetçilere ise aylık 1.375 (bin üç yüz yetmiş beş) TL aylık ödeme yapılacaktır. Aidat ödemeleri mayıs ayından başlayacak olmasına karşılık, başkan için iki ve üyeler için bir aidat peşin olarak ödenecek, mayıs ayından itibaren ise normal huzur hakkı ödenmeye devam edilecektir.
Ayrıca yine on kişi ile yapılan genel kurulda kooperatife bir müdür tayin edilmesi gerektiği ifade edilerek bu görevlendirme yapılmış ve mali müşavir bir müdür tayin edilmiştir. Müdüre ödenecek ücrete kararda yer verilmediğinden belirlemenin başkan insiyatifiyle olacağı anlaşılmaktadır.
“Buraya kadar anlatılanlarda anormallik yok, konu genel kurula geldiğinde görüşülür “ diyorsanız, üzgünüm bu konu üç yıl genel kurul gündemine gelmeyecektir. Ve hala “ne var bunda “ diyorsanız demek ki anormallik bende. Ben normal olmadığımı kabul edeceğim etmesine de bazı sorular aklıma takılıyor işte.
Mesela, aylık yedi bin liralık huzur hakkı, bir belediye çalışanının maaşıyla mütenasip midir? Bu ücretlerin belirlenmesi üye kaydı sonrasına bırakılarak üyelerin de oluruyla yapılsa daha temiz olmaz mıydı? Diyelim ki yönetimi belirlediniz, ücreti belirlediniz, ilk yönetimin süresini üç yıl yerine bir yıl belirleseniz daha şık olmaz mıydı?
Bunlar benim aklıma takılan sorulardan bazıları.
Dedim ya, anormallik bende.
 

Yorum Yazın