Kerim Toslak
Kerim Toslak

Hakikati Araştırmadan Verilen Kararlar Adamı Pişman Eder

06 Ağustos 2022
3 dk Okuma
1 hafta önce
Hakikati Araştırmadan Verilen Kararlar Adamı Pişman Eder

Meşhur Nasrettin Hoca fıkrasıdır: Hoca kadılık yaparken kendisine bir konuda davacı olarak gelen kişiyi dinleyince adama haklısın der. Az sonra davalı karşı tarafı dinleyince ona sen de haklısın der. Duruma tanık olan hocanın karısı müdahale eder:

"Aman Hoca davalıya haklısın dedin. Davacıya da haklısın dedin. Böyle şey olur mu? deyince, Hoca karısına döner:

"Sen de haklısın hanım" der.

Laf aramızda Hoca'nın bu verdiği kararlara bakarak Hocanın yanlış yaptığını düşünüp Hocayı suçlayanlarımız olabilir. Hoca'ya haksızlık yapılmaması gerekir. Bence Hoca da haklı.

Aslında Hoca her fıkrasında olduğu gibi bizlere yine ders veriyor. Başlangıçta karşı tarafı dinlemeden davacı tarafa haklısın diyerek acele karar veriyor. Ancak davalı tarafı dinleyince de bu defa önceki verdiği kararı bir kenara bırakıp davalı tarafa hak veriyor. Duruma müdahale eden hanımını dinleyince onun da haklı olduğunu ifade etmiş oluyor.

Duruma başka bir açıdan bakınca da davacı ve davalı kendi tezlerini çok güzel anlatıp kendilerini savunuyor, belki de yalan söyleyerek kendilerini haklı gösteriyor olabilirler. Hoca da ben gaza geldim, acele karar verdim, hata ettim, sizler gaza gelip aynı hataya düşmeyin mesajı veriyor olabilir.

Bu fıkrayı anlatıp yorumlamadaki maksadım günümüzde hadiseleri yorumlayıp değerlendirirken, özellikle siyasi alanda anlaşmazlıkları yorumlarken, tarafları iyice dinlemeden, hatta varsa olaya tanık olan üçüncü kişileri dinleyip gerekli araştırmaları yapmadan, gaza gelip karar vermek, bizi vicdan azabı çekecek sonuçlara götürebilir. İletişim çağında olmamıza rağmen "At izi  it izine karışabiliyor." Yazıl ve görsel medya yanında özellikle günümüzde sosyal medya ortalığı toz duman ediyor. İnsan hangisine baksa, hangisini dinlese Nasrettin Hoca misali haklısın diyesi geliyor. Ondandır Nasrettin Hoca'ya da haklı dememin nedeni.

Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de Hucurat Süresi 6. Ayette "Ey inananlar! Eğer bir fasık (günahkâr) size bir haber getirirse, onun iç yüzünü araştırın, yoksa bilmeden bir kavme kötülük edersiniz de sonra ettiğinize pişman olursunuz"  buyurarak bizi uyarmaktadır.

Bu ülkede 'Gezi Kalkışması' olarak tarihe bir kara leke olarak geçen olayların, çığırından çıkıp ayaklanmaya dönüşmesi, sosyal medyada sahte isimlerle hesap açıp, kışkırtıcılık yapan trollerin eseridir. Sosyal medya trollerinin yalan ve kurgular üzerinden yaptıkları asılsız paylaşımları ile, işin aslını astarını araştırmadan "ağaç katliamı"  'gazına gelen'  iyi niyetli bir kısım insanların bile sokağa çıkması sağlanmıştır.

Rabbimizin ayeti kerime de buyurduğu gibi bilgi ve haber kaynaklarımıza çok dikkat etmemiz gerekir. İş işten geçtikten sonra yanıltılmışız, hata etmişiz, ben öyle zannetmiyordum demek belki kişinin vicdanı rahatlatabilir. Ancak kişiyi vebalden kurtarmaz. Çünkü Allahu Teala araştırınız buyurmaktadır.

Buna rağmen tarih boyunca nice değerler işin aslı astarı araştırılmadan, siyasi ve mezhebi bağnazlıklardan dolayı gaza gelenler yüzünden heba edilmiştir. Söyleyenin kimliğine kişiliğine bakmak önemli ama söylenenin de hakikat olup olmadığı, hikmetli olup olmadığına bakmak önemli. Rabbimiz müminlerin vasıflarını anlatırken : "Putlara tapmaktan kaçınan, yüzünü ve özünü Allah’a çevirenlere müjdeler olsun! Söylenenleri dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele! İşte Allah’ın hidayete erdirdiği kimseler onlardır, asıl akıl iz‘an sahipleri de onlardır." (Zümer Süresi 17-18. Ayetler)

Müslüman ferasetli, akıl ve iz'an sahibi insandır. Gaza gelmez. Söyleyenin kimliğini kişiliğini araştırdığı gibi söylediklerini de değerlendirir. Ölçer tartar araştırır. Acele etmeden, gaza gelmeden, her türlü duygusallıktan uzak doğru kararlar verir, sözlerin en güzeline uyar.

Selçuklu/Konya

Yorum Yazın