Mustafa Ertaş

GÜZEL TÜRKÇEMİZ -2

30 Nisan 2019
3 dk Okuma
3 yıl önce
GÜZEL TÜRKÇEMİZ -2

“Entel”denilen,bir,kısım,aydınlar kendi vatanlarına yabancılaşmayı evrensellik”mi,sayıyorlar. Cadde,ve,sokaklarında,yabancı,sözcüklere geçit,vermeyen,Karaman,Ermenek,Sarıveliler,Başyayla ve Gazipaşa halkı ile Karaman, Ermenek,Sarıveliler, Başyayla yöneticilerine içtenlikle teşekkür etmek vefa borcumuzdur,
“Festival”,sözü,şenlik,yerine,televizyonlarda,dillendiriliyor.(Festival) sözlükteki anlamı Latince’ den gelen İngilizce isim veya isim yerine kullanılan bir sözcüktür diye açıklar. Festival,in karşılığı Türkçemizde “Şenlik,Eğlence,Şölen ve Bayram” dır.Biri de,televizyona çıkyor”konsalidasyon” diye halkımızın,anlamadığı söcüklerle nefesi çıktığı kadar bağırıp çağırıyor.
Niçin öz Türkçe kelimelerimiz varken neden yabancı sözcükleri kullanıyoruz? Köylerimizde Fatma ,Ayşe teyzelerimiz, Mehmet,Yunus dayılarımız “Festival” sözünden yabancı sölerden bir şey anlamıyorlar ki… Menü, kelimesi yerine “Günün yemekleri“ yazsak olmaz mı? Bırakalım artık yabancı hayranlığını. Özümüze dönelim, özümüze!...
Orta,Asya’dan gelerek Anadolu ’Selçukluları’nın ilk zamanlarında (1087-1250) lerde,ve(1094-1170),arasında,Suriye’ye,hakim,olan,Selçuklu Türkleri “Arapça cennet ve ahiret (ahret) dilidir.Tanrı insanı öteki dünyada Arapça ile sorgulayacak” gibi uyduruk sözlere kananlar olmuş,,bu yanlışlık sonucu Arapça diline yönelmişlerdir.Arap ülemaları da Maraş,Kayseri, Konya’ya gelip yerleşmişlerdir. Devlet dairelerinde medreselerde görev almışlardır. Arap dili ve kültürü böylece Anadolu şehirlerinden köylerine kadar yayılmıştır.
Bu ulemalardan meşhur alim Muhiddin-i Arabi (1213) yılında Selçuklu Devleti Sultanı İzzeddin Keykavus’un kalbini kazandığı gibi Türk olan ünlü Sadeddin Konevi’nin anası ile Konya’da evlenmiştir. Çeşitli medreselerde birçok müderrisler yetiştirmiştir.Böylece Arapça ilim ve konuşma dili olmuştur.
1265 yıllarında Vezir,Sahip,Fahreddin,Ali,Arapçayı,yasak,etmesine kadar (187 ) Yıl Arap dili ve kültürü, Anadolu’da yayıldığından bugün bile etkisi sürmektedir.Farsça 1078 den sora Anadolu’ya girmiştir. Selçuklu, Veziri Sahip, Fahrettin Ali Arapça’yı yasaklarken, Farsça’yı kabul etmiştir. Böylece Türk Dili ve kültürü,yağmurdan kaçarken, doluya tutulmuştur.( kim ki bilmez Farisi gider dinin Yarısı.) gibi uyduruk sözlere kapılanlar olmuştur.
Bu nedenle Anadolu’da İran dili ve kültürü süratle yayılmaya başlamıştır. Selçuklu,Sultanları bile “Keykavus, Keykubat, Keyhüsrev ) gibi İran isimlerini “ ad” olarak almışlardır. Ne kötü bir hayranlık değil mi.? Dün Fıransız diline, Bu gün ise İngiliz diline duyulan hayranlık gibi. DEVAMI GELECEK HAFTA

Yorum Yazın