Mevlüt KARABAYIR

GURBETÇİLERİMİZDE EMEKLİLİK ÇİLESİ

01 Temmuz 2013
3 dk Okuma
9 yıl önce
GURBETÇİLERİMİZDE EMEKLİLİK ÇİLESİ

3201 Sayılı Kanun'la; yurtdışında çalışan veya yerleşik ikamete dayalı belirli süre kalan ev hanımlarına emeklilik hakkı tanınmıştır. Emeklilik hakkından yararlanmak isteyen çalışanlar ve ev hanımları, yurtdışında geçen çalışma veya ev kadınlığı sürelerinin borçlandırılması için; "Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep dilekçesini” usulüne göre doldurup imzaladıktan sonra doğrudan ya da posta yolu ile kurumun ilgili ünitesine ulaşmasını sağlayacaklardır.
Daha önce borçlandırılan her bir gün için 3,5 dolar üzerinden tahakkuk ettirilen borç tutarı, 08.05.2008 tarihinden sonra yapılan veya yapılacak olan başvurular için geçerli olmak üzere değiştirilmiştir. Bu durumda, kuruma ödenecek borçlanma tutarı, başvuru tarihinde geçerli olan, günlük prime esas kazancın alt ve üst sınırları arasında kalmak kaydıyla; başvuru sahibince seçilen kazancın yüzde 32’sinin, borçlanılmak istenen gün sayısı ile çarpımı kadardır.
08.05.2008 tarihinden önce 3,5 dolar üzerinden yapılmış olan borçlanmaların ödemeleri konusunda zorunlu olarak belirli bir süre tanımlanmazken, 08.05.2008 tarihinden sonra yapılan borçlanma başvurularında tahakkuk ettirilen prim borcunun; tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenmesi gerekmektedir.
Gurbetçilerimiz; yurt dışında 18 yaşını doldurduktan sonra, Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde, bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerini borçlanabilmektedir. Türk vatandaşlığı ile birlikte yabancı ülke vatandaşlığı devam edenler de, söz konusu yasa ile getirilen düzenlemeden yararlanabilmektedirler. Yurtdışında; 18 yaşından küçük, Türk vatandaşlığının kazanılmasından önce veya Türk vatandaşlığının kaybedilmesinden sonra geçen sigortalılık süreleri, borçlanma kapsamında değildir.
Yurtdışı borçlanmasından yararlanabilmek için aranan şartlar:
· Türk vatandaşı olmak,
· Belirli nitelikte yurtdışı süreleri bulunmak,
· Hizmetleri belgelendirmek,
· Yazılı istekte bulunmak,
3201 sayılı kanun kapsamında yapılan borçlanmalar; ilgilinin Türkiye’de sigortalılığı varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılığı yoksa BAĞ-KUR sigortalılık süresi olarak kabul edilir.
Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayanların sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçların tamamen ödendiği tarihten, sigortalı ölmüş ise ölüm tarihinden, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülmek suretiyle tespit edilir. Birden fazla yurtdışı hizmet borçlanması yapılması durumunda da sigortalılık süresi başlangıcı, borcun en son ödendiği tarihten, borçlanılan toplam gün sayısı kadar geriye götürülerek belirlenir.
Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini borçlananların, sözleşme yapılan ülkede; ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.
Borçlanılan süreler kapsamında emekli aylığı bağlanabilmesi için;
· Yurda kesin dönülmüş olması,
· Tahakkuk ettirilen borçtan aylık bağlanmasına yetecek en az süre/gün karşılığı kadar ödemenin yapılmış olması.
· Mülga sosyal güvenlik kanunların/kanunlarının yürürlükteki veya 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre aylığa hak kazanılmış olması,
· Kuruma yazılı başvuruda bulunulması şarttır.
Yurt dışı borçlanması yapanlar, bağlanmış emekli maaşlarını bankadan veya PTT’den çekmemek şartıyla diledikleri zaman itirazda bulunabilirler, ödedikleri paralarını da her zaman geri isteyebilirler ve para kendilerine geri ödenir. Borçlanılan yurt dışı sürelerine göre bağlanan emekli aylıkları, yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışmaya, sigorta işsizlik ödeneği ya da ikamete dayalı sosyal yardım ödeneği almaya başlanılan tarihten itibaren kesilmektedir.
Gurbetçilerimizin; borçlandırma başvurularının yapılmasından, emekli maaşı için tahsis taleplerinin yapılmasına kadarki süreçte yaşadıkları sıkıntılar kendilerine bir hayli rahatsızlık vermektedir. Bu sıkıntılar; SGK ile banka şubeleri ve emniyet arasındaki veri paylaşımını sağlayan bilgi iletişim altyapısından kaynaklanan sorunlarla birlikte, kurum çalışanlarının davranışlarından kaynaklanmaktadır. Görev yaptıkları kamu kurumlarında devleti temsil eden memurların halka verdiği hizmetlerde adeta devleti yıpratan davranışları, kendilerine hiçbir avantaj sağlamayacaktır. Kaldıkları yabancı ülkelerde, kendilerini ifade edebilecek konuşma diline sahip olmadıkları halde, her türlü işlerini kolaylıkla tamamlayan gurbetçiler, aynı dili konuştukları memleketimizin kurumlarında; işlerini takip etmede aciz kalmaları, kendilerini bir hayli hüzünlendirmektedir. Halkına seslenirken her konuşmasında kendisini “Bu milletin efendisi değil hizmetçisi” olarak gördüğünü ifade eden başbakanımızı, devletin kurumlarında temsil eden memurlarının da, aynı düşünce içerisinde olmaları, gurbetçilerimiz tarafından beklenmektedir.

Yorum Yazın