Veyis ERSÖZ

Fatih Sultan Mehmet'in Tababet ile ilgili Vasiyetnamesi

30 Mayıs 2015
3 dk Okuma
7 yıl önce
Fatih Sultan Mehmet'in Tababet ile ilgili Vasiyetnamesi

“Ben ki İstanbul Fatihi abd-i aciz Fatih Sultan Mehmet, bizzatihi alun terimle kazanmış olduğum akçelerimle satun aldığım İstanbul'un taşlı mevkiinde kâin ve malûmu'l-hudut olan 136 bap dükkanımı aşağıdaki şartlar muvacehesinde vakfı sahih eylerim.
Şöyle ki: Bu gayri mehlukatımdan elde olunacak nemalarla İstanbul’un her sokağına ikişer kişi tayin eyledim.
Bunlar ki, ellerindeki bir kap içerisinde kireç tozu ve kömür külü olduğu halde günün belirli saatlerinde bu sokakları gezerler. Bu sokaklara tükürenlerin, tükürükleri üzerine bu tozu dökerler ki yevmiye 20'şer akçe alsınlar; ayrıca 10 cerrah, 10 tabip ve 3 de yara sarıcı tayin ve nasp eyledim.
Bunlar ki, ayın belli günlerinde İstanbul'a çıkalar bilâistisna her kapuyu vuralar ve o evde hasta olup olmadığını soralar; var ise şifası, ya da mümkün ise şifayab olalar. Değilse kendilerinden hiç bir karşılık beklemeksizin Darülacezeye kaldırılarak orada salâh bulduralar.
Maazallah herhangi bir gıda maddesi buhranı da vâki olabilir. Böyle bir hal karşısında bırakmış olduğum 100 silâh, ehli erbaba verile. Bunlar ki hayvanat-i vahşiyenin yumurtada veya yavruda olmadığı sıralarda balkanlara çıkıp avlanalar ki zinhar hastalarımızı gıdasız bırakmayalar.
Ayrıca külliyemde bina ve inşa eylediğim imarethanede şehit ve şühedânın harimleri ve Medine-i İstanbul fukarası yemek yiyeler. Ancak yemek yemeye veya almaya bizzâtihi kendûleri gelmeyûp yemekleri güneşin loş bir karanlığında ve kimse görmeden kapalı kaplar içerisinde evlerine götürüle.”
Yukarıda okuduğunuz vasiyetname İstanbul Fatihi, Fatih Sultan Mehmet Han Hazretlerine ait olup, tababete ve insan sağlığına verilen önemi açık bir şekilde önemi açık bir şekilde izah etmektedir. Fethin 557’inci yıldönümü münasebetiyle Fatih’in bu vasiyetnamesini teberrüken okuyucularıma arz ediyorum, ibretle ve dikkatle okunması ve üzerinde çokça düşünülmesi gerekli bir vasiyetnamedir bu. İşte bundan altı asır önceki idarecilerin milletini düşünen ve halkın sağlığını ön planda tutan dirayet ve basireti.
Bu vasiyetten her yönetici ve her devlet erkanı hisse almalı ve bir ibret dersi çıkarma gayreti içinde olmalıdırlar.
Burada Avni Mahlası ile Fatih’in bir şiirini teberrüken aktarıyorum:

NİYYETİM
İmtisâl-i câhidû fillâh olubdur niyyetüm
Dîn-i İslâm’un mücerred gayretidür gayretüm

Fazl-ı Hakk u himmet-i cünd-i ricâlullâh ile
Ehl-i küfri ser-te-ser kahr eylemekdür niyyetüm

Enbiyâ vü evliyâya istinâdum var benüm
Lutf-ı Hak’dandur hemân ümmîd-i feth ü nusretüm

Nefs ü mâl ile n’ola kılsam cihânda ictihâd
Hamdülillah var gazâya sad hezârân ragbetüm



Ey Mehemmed mu’cizât-ı Ahmed-i Muhtâr ile
Umaram gâlib ola a’dâ-yı dîne devletüm
AVNİ
(Fatih Sultan Mehmet Han)
 

Yorum Yazın