Serdar USMAN
Serdar USMAN

Ey milletim! şimdi gerçekten güçlü devlet olduk!

13 Kasım 2020
3 dk Okuma
1 yıl önce
Ey milletim! şimdi gerçekten güçlü devlet olduk!

Biz zaten büyük bir devletiz. Bunu biliyorum. Ama Benin’de bir devlet, Kongo’da bir devlet, Nikaragua’da bir devlet, Kolombiya’da bir devlet, Kırgızistan’da bir devlet…

Kastım, Türkiye Cumhuriyeti olarak artık kendi göbeğini kendi kesen bir devlet olduğumuzu ifade etmek amacıyla bu başlığı attım.

Bunca zamandır memleketimizi, arkası bomboş algılarla uyutarak diledikleri yöne evirmeye başlamışlardı. Halkımız zahirde görünene göre hareket ederek yol takip ediyor ve çizilen yolu yürümeye zorlanıyordu.

Hani! devlet aklı deniyor ya!

Gerçekten önemli!

Bunca zamandır devlet aklının hakim olduğu mantıkla değil de bizim algılamamız istenen şekle göre yol alabilen misyona göre dizayn edilmişiz. O kadar güzel kullanılıyorduk ki, Recep Tayyip Erdoğan görev başına gelene kadar dönen fırıldakları anlayamıyorduk.

Bu zinciri mücadele ede ede cumhurbaşkanımız, gerçek devlet adamı Sayın Erdoğan kırabildi. Zahire yansıyana bakarak adımlamaya devam ederseniz, bizi öylesine zayıf damarımızdan yakalarlar ki bir anda ne olduğumuzu anlayamayız. Kedinin fareyle oynadığı gibi bizimle oynamaya devam ederler.

Sanıyormusunuz, devlet aklına hakim bir yönetim ülkemizde iş başında bulunmasaydı Azerbaycan’da, Suriye’de, Kıbrıs’ta, Libya’da ve daha nice yerlerde bu denli etkin rol oynamamız mümkün olacaktı?

Ustalıkla imal edilen milli İHA ve SİHA’larla bugün Ermeni ordusunu darmadağın edebiliyorsak, Libya’da askerlerimizi konumlandırabiliyorsak, Suriye’de birilerinin oyununu bozabiliyorsak, Kıbrıs’ta Kapalı Maraş bölgesini kimseye eyvallah etmeden açabiliyorsak, bu bizim kudretli devlet anlayışıyla yol almaya başladığımızı ortaya koyan net göstergedir.

Muhalefet partilerinin bir kısmı direk emperyal güçlerin güdümünde hareket ettikleri için birçok gerçeği örterek halkımızı uyduruk gerekçelerle kışkırtarak hükümete zarar vermeye çalışıyorlar. Yanlarına takılan irili ufaklı particikler ama bilerek ama bilmeyerek bu oyunun payandası oluyorlar.

Artık kulaktan dolma bilgilerle her duyduğuna inanıveren, biraz ekonomik darlık yaşadım diye ağzına geleni sayan ve mevcut iktidara zarar vermek için her yolu deneyen vatandaşlarımızın uyanmalarını ümit ediyorum.

Zahiri bakan gözler, sadece izlerler ve anlık sapmalarla hayatlarını boş ve anlamsız doğrultuda yürütürler.

Batıni açıdan bakan gözler konuya hakimdir. Yaşanan olayları tarihin bize geçmişten taşıyageldiği örneklerle harmanlayarak oyunun içinde yatanın ne olduğunu ferasetli bakış hassasiyetiyle çözüverirler.

Bizde milletçe çözümleyebiliyoruz artık!

Niçin İHA ve SİHA imalat sürecinin bu denli sessizce yürütülüp, cenk meydanlarında başarıyla görevini yapma aşamasına kadar, iç ve dış hainlere duyurmadan, en hassas damarlarımıza dokunan küffar ordusunun Azerbaycan’da ustalıkla yerle bir edildiğini anlayabiliyorsunuz değil mi? 

Azerbaycan ordusunun bizim SİHA’larımızla küffar ordusunu nasıl alabora ettiğini görmekten ne kadar mutlu oluyoruz değil mi?

Maalesef, bizim oldukça mutlu olduğumuz, övünç duyduğumuz gelişmelerden bu vatanın ferdi olduğu halde rahatsız olan, küçümseyen, batıya yalakalık eden ve gücümüzü zayıf gösterip, geçmişte olduğu gibi batının şamar oğlanı olarak sağdan soldan yumruk yiyen, bir devlet olmamız için çaba gösteren kesimlerin varlığının halen destek bulabildiği bu vatanda sorgulamamız gereken birçok soru gündeme gelmiştir.

Devletimizce yapılan İHA ve SİHA’lardan rahatsız olanların kim olduğunu mutlaka bir sorgulayınız.

Karadeniz ve Akdenizde petrol, doğalgaz arama çalışmalarını başarıyla yürüten devasa gemilerimizin destan üstüne destan yazdığı bir dönemde gelişmelerden rahatsızlık duyarak sismik araştırmaları küçümsemekten başka net duruş ortaya koyamayan muhalefet cephesinin gayelerini sorgulayınız.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde atılan adımlara bir kaç uyduruk demeç vermekten öte net tavır koyamayan güruhun derdinin ne olduğunu asıl beyin derinliklerinde yatan düşüncenin ne olduğunu sonuna kadar irdeleyin.

Yerli otomobil hamlesinde muhalefet niçin hep küçümseyerek bizi yedi düvele karşı rezil etme pahasına girişimlerinde bulunmaktadır? Bir memlekette böylesi bir adımın atılışından heyecan duyulması gerekirken birilerinin bundan rahatsız olmalarını bana bir izah ediniz.

Kanalistanbul projesine karşı hep bir ağızdan yaygara koparanların uyduruk gerekçelerle – deprem, plansız yapılaşma vs. – hususlarda avazı çıktığı kadar bağırarak batılılarla aynı ağzı kullanmalarını bana kim açıklar?

Daha sayardım ama siz benim ne demek istediğimi anladınız… 

Artık uyanıp, dik durmalı ve tek dişi kalmış batı canavarına karşı birlik ve bütünlüğümüzü muhafaza etmeliyiz.    

Yorum Yazın