Kerim Candan
Kerim Candan

Elbette Sevineceğiz,  Elbette Mutlu Olacağız…

30 Aralık 2019
3 dk Okuma
2 yıl önce
Elbette Sevineceğiz,  Elbette Mutlu Olacağız…

Cuma gününden beri ülkemizdeki heyecanı iliklerine kadar hissedenleri en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Biz bu heyecanı yaşayanların, zihinlerinin arka planındaki yaşanmış travmalara ait duygu ve düşünceleri iyi biliriz. Bu heyecanı yaşamayan, görmezden gelip küçümseyenlerin de zihinlerindeki ezberci kodları iyi biliriz. 
Çünkü zihnimizi kuşatmış taklitçi anlayışı aşmaya çalışan öncü isimlerin başına neler geldiğini yakın tarihimizi incelediğimiz zaman görürüz. Tabanca fabrikasında bomba patlatılarak öldürülen Nuri Killigil’in, yaptığı tayyarelere sırt çevrilen Nuri Demirağ, Vecihi Hürkuş ve diğerlerinin başına gelenler aslında ülkemizin trajik bir hikâyesidir. Biz yapamayız, bilemeyiz deyip Batıya teslimiyeti ve taklitçiliği çağdaşlık zanneden imtiyazlı bir sınıfın Türkiye’ye zararının maliyetini kayıp yıllarımıza bakarak anlayabiliriz. Yıllarca her başarı hikâyesine yüz çevirmiş sözde aydın ve ilerici olanların nasıl da zihinsel bir esarete teslim olduklarını çok iyi biliyoruz. İlericiliği, aydın olmayı ve çağdaşlığı tekellerine almış bu kesimin büyük projelere tepkili olması vizyon eksikliği ile açıklanamayacak kadar ironiktir. 
Elbette gelişmiş otomotiv endüstrisine sahip markalarla aramızdaki 100 yıllık mesafeyi kapatıp aynı konuma gelmeye belki de bir adım öne geçtiğimiz yerli otomobil heyecanını yaşayıp mutlu olacağız. 
Elbette sevineceğiz… 
Elbette mutlu olacağız…
Siz sevinmiyorsanız bari bırakın mutluluğumuza gölge olmayın. Bırakın doyasıya sevinelim. Cuma günü iki modelini gördüğümüz bir adet C sınıfı sedan ile iki adet SUV model araçlar epeyce ilgi ve takdir topladı. Benim dikkatimi çeken ise sayın cumhurbaşkanımızdan, TOGG ortağı babayiğitlere, mühendislere kadar herkesin ne istediğini bilen, geleceğe ışık tutan açıklamaları oldu. Elbette en önemlisi hepsinin de bu işe inanmış heyecan duyan insan olmaları idi. Grubun CEO’su Karakaş, diğer mühendis ve görevlilerin de dünyaca ünlü markalarda çalışan prestij sahibi insanlar olması projenin büyüklüğünü göstermektedir. Bu aynı zamanda bir devlet projesidir ve Batının tekelindeki bilim ve teknoloji üstünlüğünü kıracak önemli bir atılım olacağına inanıyorum.
Sanayi Bakanımız Mustafa Varank, Cuma günü akşam özel bir röportajında Volkswagen örneği verdikten saatler sonra Volkswagen, 1 milyon elektrikli araç üretme hedefini 2025 yerine 2023’e çektiğini duyurdu... Batının refah ve zenginliğinin temelinde önemli bir yer tutan otomotiv endüstrisini tehdit eden yerli otomobil önemli bir ihraç kalemimiz olabilir. 
Çok ilginç değil mi? 
Anlaşılan otomotiv sektöründe sert rüzgârların eseceği kıyasıya bir rekabete hazırlanıyoruz. Bunun yanında Türkiye elektrikli otomobil kararı ile büyük firmaları tedirgin etmiş gibi görünüyor. Bu girişimle gelişmiş ülkelere pazar olmaktan çıkıp pazar arayan bir ülke olacağız. Yerli otomobilin özelliklerine baktığımızda elektrikli, 200 veya 400 beygir gücünde, 500 km menzili olacaktır. 2022’ye kadar bütün Türkiye’de şarj istasyonlarının yaygınlaştırılması hedefleniyor. Ayrıca çevre dostu bu araçların egzozu ve muayene derdi de olmayacaktır. Kapı kulpunun olmadığı bu araçlarda önde klasik motor da olmadığı için araçta ses ve gürültü olmayacaktır. 
Ben kendi adıma araçları beğendim. Bu ekibin ve siyasi iradenin bu konudaki gayretini ve samimiyetini de gördüğüm için onlara güveniyorum. Sabırla önümüzdeki süreçte çalışır, alt yapı ve üretim potansiyelimizi yansıtabilirsek otomotiv endüstrisinde öncü bir ülke olabileceğimizi düşünüyorum.
Yolun açık olsun TOGG…

Yorum Yazın