Dursun Seyis
Dursun Seyis

Eğitim Düzenimiz

12 Eylül 2022
3 dk Okuma
2 ay önce
Eğitim Düzenimiz

Şu bizim eğitim düzenimizi bir türlü düzeltemedik.

Bir insan yetiştirmek, uzman yapmak, bir fabrika kurmaktan daha zordur... Daha da önemlidir. Hele hele çağımızda. Artık makine ikinci planda kalmıştır. Zaten vasıflı insan olmazsa, sermaye de olsa, fabrika kuramazsınız. Teknoloji üretemezsiniz.

Eğitimle kazanılan bu vasıflara insana yatırım deniliyor.

Genç Kaymakam, yeni atandığı İlçeye bakmaya gitti.

İlçeyi kendi başına gezdikten sonra, ara sokakta gördüğü çay ocağında, bir bardak çay içeyim diye oturdu.

O anda 12-13 yaşlarında bir çocuk, "amca boyayayım mı?" dedi

Ayakkabısı boyalı olmasına rağmen, çocuğu kırmamak için, "tamam gel boya" dedi.

Bu arada "iyi boyarsan sana istediğin paranın iki katını veririm" deyince, o çocuk:

"Ben hep aynı boyarım" dedi.

Kaymakam, "nasıl yani?" deyince,

- Öğretmenimiz; "çocuklar, ne iş yaparsanız yapın ama herkese AYNI YAPIN. Ayrım yapmayın" diye tembih etti. Ben de bu parayla hasta anneme ilaç alacağım, sana ayrım yaparsam o ilacın annemin hastalığına şifası olmaz."

Genç Kaymakam, hayatının en iyi dersini almıştı. Ağlamamak için kendini zor tuttu.

Boyacı çocuğa cebindeki en büyük parayı verirken, bir de kartını verdi.

Babası olmayan ve hem okuyan hem de hasta annesine bakmaya çalışan çocuğa ilgilenme sözü verdi.

Çocuğa o dürüstlüğü aşılayan öğretmenini de ziyaret ederek, ilçede görev yaptığı sürece ilgi gösterdi.

Boyacı çocuktan duyduğu "BİZDE HERKES AYNI OLUR" cümlesini meslek hayatında unutmamak ve hep uygulamak için, makamında masasında bulunan isimliğinin arkasına yazdırdı.

Bazen uygulamakta zorlansa da asla taviz vermemeye çalıştı.

"İnsan olmak kuruş ile değil, duruş ile ölçülür."

+++

Osmanlı’nın son zamanlarında bozulan eğitim düzenimiz, bugünde devam ediyor. Ne zaman düzelir derseniz,

Beklemeye devam edeceğiz.

Hani meşhur bir bakanın sözü vardı :

Şu okullar olmasa  Eğitimi nasıl iyi idare ederim.

Bugün  ilk ve orta öğretim yılının başlangıcı.

Şunu belirtmek isterim. Bir zamanlar öğretmenler  TÖS cü, şucu bucu gibi bölünmüşlerdi. Şimdi de  Eğitim sen- Eğitim birsen var. Bunlar öğretmenleri bölmektedirler. Ötekileştirilerek  bunlara görev veriliyor. Bunlar kaldırılmalıdır.

Çocuklarımızı, bunlara emanet ediyoruz.

Atatürk ne diyor ?

Öğretmenler fikri, vicdanı hür olmalıdır. Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” diyerek uyarmıştır.

Milyonlarca çocuğumuz, gencimiz okula “merhaba” diyecek.

Yaklaşık iki ay önce yeni İl Milli Eğitim Müdüründen randevu talebimiz oldu. Hala dönemedi. Sanırım Cumhurbaşkanından daha önemli işlerle meşgul ki, randevuya bile cevap veremiyor.

Yine bu iktidar döneminde Kaç milli Eğitim Bakanı değişti, Ben diyeyim 7, siz deyin 8. Bu nasıl bir düzen, bu nasıl bir yönetim ?

Konya’da bilebildiğim kadar okul açığı var. Öğretmen açığı var. Sınıf açığı var. Bilgi alamıyoruz.

Şu ucube diyebileceğimiz 4+4+4 sistemi mutlaka değiştirilmeli, çocuklarımız okuyacaksa okusun, okumayan ise meslek sahibi olsun.

Birde okullar açılırken şunu unutmayalım.

Bizim bir zamanlar “andımız” vardı. Kaldırıldı. Mahkemelik oldu. Hukuk okunmasına karar verdi ama, uygulayan yok. Hiç değilse bu dönemde çocuklarımız okusunlar.

Osmanlıya özeniriz.

Gelin görün ki; işimize geleni över, işimize gelmeyen yönlerini aklımızın ucundan bile geçirmeyiz. Osmanlı mekteplerinde her çocuk kendi ilgi alanı ve yeteneğine göre değerlendiriliyordu. Ona göre eğitiliyor, bütün çocuklara aynı ders okutulmuyordu. O zamanlar mekteplerin duvarlarında ise şöyle yazıyordu:

Burada hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuşta yüzmeye zorlanmaz.

Bu gün için elbette iyi şeylerde var.

Mesela çocuklarımızın masalarına  ders kitapları, bu yıl yardımcı kitaplarla konuldu. Bu  durum ekonomik sıkıntı içinde olan ailelere büyük destek ama, ya diğer kırtasiye malzemeleri, kılık, kıyafet fiyatları can yakıyor. Dileğim buna da çare bulunur.

+++  

 

Yorum Yazın