Ahmet Candan
Ahmet Candan

Efsaneler: ‘Aliya İzzetbegoviç’ (1)

14 Ekim 2021
3 dk Okuma
11 ay önce
Efsaneler: ‘Aliya İzzetbegoviç’ (1)

Etrafı Hristiyan ülkelerle çevrili Bosna’da tekbir seslerini tüm Avrupa kıtasına dinlettiren isimdir İzzetbegoviç! Avrupa'nın tam ortasında Müslüman lider İzzetbegoviç, mazisine bir çok şey sığdırmış, bizlere de o şanlı maziyi anlatmak kalmıştır.

Gelin birlikte Aliya İzzetbegoviç kimmiş inceleyelim. ‘Nasıl kendisinden bu kadar çok bahsettirebilmiş, nasıl efsane olmuş?’ bir göz atalım.

1925'te bugün Bosna-Hersek'in kuzeybatısında bulunan Bosanski Šamac Kasabasında zorlu yaşamına gözlerini açtı. İzzetbegoviç tam manasıyla Türkiye, Türk Milleti aşığı bir liderdi. Zira Türkiye; daha önceki yazılarımızda da bahsettiğim gibi Osmanlı’nın mirasçısı olduğundan mütevellit çoğu toplumda, liderde İslam dünyasının başı-lideri olarak görülüyordu. (Ki halen böyledir). Bu durum İzzetbegoviç’te de fazlasıyla mevcuttu.

Aliya İzzetbegoviç’in Türkiye’ye yazmış olduğu uzun bir mektup vardır. Pek bilinmez. Okurken duygulanmamak elde değil. İlk kez okuduğumda karışık duygulara bürünmüştüm. Oldukça mühim ve değerli bir mektuptur. Bu mektuptan parça parça aktaralım sizlere...

“Merhaba efendim, ben Aliya. Aliya İzzetbegoviç. Bosna-Hersek’in cumhurbaşkanıyım. Sizi Devlet-i Aliyye’nin en güzel şehirlerinden birinden, Bosna Sarayı’ndan, sizin daha sık kullandığınız haliyle Saraybosna’dan selamlıyorum. Bu kısacık sohbetimizde, parçası olduğumuz Avrupa’dan, Avrupa’nın ve Batı’nın aslında ne olduğuna dair bazı tecrübelerimden bahsetmek istiyorum. Belki bilirsiniz, benim dedem Devlet-i Aliyye’nin ordusunda askerlik yapmıştı, Üsküdar’da. Orada tanıştığı bir Türk kızıyla, ninem Sıdıka ile evlenmiş. Babam Mustafa Bey, bu evlilikten doğmuş.

Mektubun başları bu şekildedir. Görüldüğü üzere ninesinin Türk olduğundan bahseder. Lakin Aliya İzzetbegoviç’e göre zaten ırkın pek bir önemi yoktur. Bundan bahsetmiş olduğum mektubunda bahsetmiştir. Onun için bir kişi Müslüman ise Türk demektir.

Mektubundaki son kısımlar oldukça önemlidir. Bunu sizlere aktarayım. “Sen Türk’sün. Bir ırk, bir din, bir mezhep değilsin, olamazsın. Batı, Haçlı Seferlerini düzenlerken Araplara Arap demiyordu, Türk diyordu. Çanakkale’de Kürtleri boğazlarken onlara Kürt demiyordu, Türk diyordu. Ne zaman ki onların çıkarı için yeni devletlere ihtiyaç duydu, Arap’a Arap demeye başladı. Seni ondan, onu senden ayırdı. Bugün de Kürt’ü senden, seni Kürt’ten ayırmak için gece ve gündüz çalışıyor. Türk’ün Evladı, Biz Boşnak’ız ama Türk’üz de.

…"

Oldukça önemli bir noktaya parmak basmıştır İzzetbegoviç. Zira bugün bile Avrupa'da Müslüman kişiler Türk olarak görülmektedir.

Bosna için ne kadar önemliyse Türkiye içinde fikir ve düşünceleri bakımından büyük bir insandır. Aliya İzzetbegoviç hakkında bilmenizi istediğim en önemli şey yukarıda da bahsetmiş olduğum Türkiye’ye yazmış olduğu mektubunu okumanızdır. Bir mektupla bir çok konu hakkındaki düşüncelerini belirtmiş, bir çok kişiye örnek olmuştur. Türk milletine gönülden bağlı olan İzzetbegoviç’i aziz milletimizde rahmetle, sevgiyle ve saygıyla anar.  Allah rahmet eylesin...

Yorum Yazın