Mustafa KARGA

Düş İşleri Bakanlığı

14 Ekim 2017
3 dk Okuma
4 yıl önce
Düş İşleri Bakanlığı

AK Parti Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu, Dışişleri Bakanı iken, Milli Gazete tarafından ‘Düş İşleri’ diye manşet atılmıştı. Bu nedenle önce Milli Gazete’nin hakkını teslim edip, değerlendirmemize geçelim.

Ne yazık ki; Dış politikamızın tutar bir tarafı kalmamıştır. Dün kavga ettiğimizle bugün dost, dost olduğumuzla ise bugün düşmanız. Yarın ise ne olacağı belli değil… Hepiniz çevrenizde FETÖ bugün düşman da yardın dost olmasın? diyen dostlarınıza rastlamışsınızdır.

ABD’sini, Rusya’sını, İran’ını, Suriye’sini veya Irak Kürt Bölgesi’ni hatırlatmama gerek var mı? Hepsi hem dostumuz hem de düşmanımız oldular…

Tamam ülkemizin yanındayız, tamam hükümetimizi de destekliyoruz. Ama bu memlekette kafası çalışan birkaç adam yok mu? Diş işleri politikamızı emanet edeceğimiz, uzun vadeli bir strateji çizecek kimse yok mu 80 milyonluk ülkede?

 

EMPERYALİST MİYİM?

Düş İşleri Bakanlığımızın ve diğerlerinin uyguladığı politikaların toplumdaki yansımasını net olarak görebiliyoruz. Kuzey Irak meselesinin ardından Bahçeli’nin 82-83-84 diye saymasından gaza gelen çok insan gördük. Sayın Bahçeli’nin 84’e kadar saymayı bildiğine ikna olduk, ama artık bu tür popülist ve içi boş açıklamalardan vazgeçmek gerek… Azıcık aklınız varsa, Bahçeli’nin bunu sizi gaza getirmek için yaptığını anlarsınız.

Şimdilerde de İdlib ile gaza gelen bir takım zevat var… İdlib’e girdik naraları atanları gördüm… Bu kadar sevinç, sanırım İdlib’i teröristlerden temizliyoruz sevinci değil… Askerimiz oraya girecek, teröristlerden temizleyecek ve Sureyi ordusuna yani Esad’a teslim edecek. Kısaca böyle özetleyebiliriz meseleyi.

Peki biz neden sevinç naraları atıyoruz? Emperyalist duygularımız nedeniyle mi? Müslüman olduğunu iddia eden herkese şu tavsiyeyi veriyorum: Vicdanına ben emperyalist miyim? diye sorsun. Kendinize yalan söylemeden bu soruya cevap verin…

 

SURİYE’DE IRAK’TA NE OLUR?

Suriye’de vicdanlı insanları, insanlığından utandıracak 6 yıl geçirdik. Katliamlar, tecavüzler, sürgünler, göçler… Peki bu kadar şey neden oldu? Stratejik çıkarlar körlüğü nedeniyle… Her devlet Suriye üzerinden Ortadoğu politikasını tahkim etmeye çalıştı. ABD, Rusya, İran, Suudiler, Esad ve daha niceleri bu kandan sorumludur.

Türkiye olarak biz sorumsuz muyuz peki?

Esad’ı devireceğiz diye yaptığımız bu kadar iş, değdi mi?

Birkaç yıl sonra, Esad liderliğinde Suriye’nin tekrar seçime gideceğini görmeyecek miyiz?

Ölen öldüğüyle kalacak mı? Yerinden yurdundan göç edenler, çektikleri acıların hesabını kimden soracak.

Irak’ta ise tamamen şaşı bir politika yürütüyoruz. Hem Suriye’de hem de Irak’ta kaybeden ülkeler arasında yer almamak için, çok geç mi değil mi? Bilmiyorum…

 

 

 

Yorum Yazın