Dilek Bülbül
Dilek Bülbül

Dönen Dervişler Şehri: Konya 

17 Ocak 2019
3 dk Okuma
3 yıl önce
Dönen Dervişler Şehri: Konya 

Başlığı geçenlerde okuduğum ve çok etkilendiğim Fransız Tarihçi Mıchel Balivet tarafından yazılan bir kitaptan aldım. Genel olarak Konya ile birçok şeyi bilmeme rağmen objektif olarak kaleme alınan bu eser İlahiyatçı Mehmet Aydın tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Ayrıca; kitaba yakınlık duymamın sebebi başlıklarda kullanmış olduğu tarzdır. Eğer benim vesilemle kitabı okuyan olursa aynı tarzı şu an altmış yedincisini yazdığım köşe yazılarının tümünde kullanmış olduğumu görecektir. Eğer bu kitapla daha önceden tanışmış olsaydım ve yazmaya daha sonra başlasaydım bilinçaltımın beni etkilediğini düşünebilirdim. Ama bu olay Piri Reis’in Amerika’yı keşfedip farkında olmaması ile eşdeğer bir nitelik taşımaktadır. Bu yüzden de kayıtlara Kristof Kolomb geçmiştir. Kısacası anlatmak istediğim şey, insan beyninin benzer şekilde işliyor olmasıdır. 
Gelelim Konya isminin nerden geldiğine…
Halk arasında efsaneleşen hikâye o dur ki; Horasan erenlerinden Anadolu’ya göç eden iki dervişin havada uçarken göl sularının çekildikten sonra şehrin güzelliğini görmesi ile birlikte birinin diğerine: “Konalım mı?” demesi üzerine diğer dervişin: “Kon ya” demesiyle bu şehrin isminin Konya olduğudur. Fakat birçok medeniyete ev sahipliği yapan Konya ismini daha sağlam kaynaklara dayandırmak gerekirse Grekçe “İkonion” kelimesinden gelir. Yunanca küçük resim anlamına gelen “Eikonion” (ikon) ismi ise Bizans Ortaçağı boyunca “İkonium” şeklinde karşımıza çıkar. Ayrıca; Hazreti Ömer (r.a) zamanında Konya kasabasını İslam ordusu fethetmiş ve bu kente “Kuuniye” demişlerdir. Çoğu kaynak Konya isminin gerçek menşeini Araplara dayandırsa da Anadolu medeniyetlerinden bağımsız düşünmek elbette ki bir hata olur. Konya ismi aynı zamanda Frikçe “Kawania”nın bozulmuş şeklidir. Hatta Frig efsanesine göre; insanlığı mahvedecek bir tufandan sonra ilk kurtulacak şehir Konya’dır. Aynı düşünce tarzını Hz. Mevlana şu sözlerle dile getirir: “Bizim şehrimiz Konya büyük, mutlu ve kutsanmış bir şehirdir. Bunun için babamız Bahaeddin’in, çocuklarının, haleflerinin, dostlarımızın ve arkadaşlarımızın kemikleri bu şehirde oldukça bu ülke batmayacaktır.” Kim bilir belki “Kon ya” diyen dervişlerden biri de “Allah istiyor ki evimizi Anadolu’ya kuralım. Bizim son durağımız Konya olacaktır.” diyen Mevlana’dır. 
Eğer bu son cümle ile gülümsetebildik ve Dönen Dervişler Şehri: Konya kitabına biraz da olsa merak uyandırabildiysek amacımıza ulaşmış sayılırız. Çünkü; hala kitap okuma saatlerimiz ne yazık ki internette harcadığımız vakti geçmiş değildir. Şimdiden keyifli okumalar…

Yorum Yazın