Ahmet Turan
Ahmet Turan

Derin mesajlar

30 Eylül 2022
3 dk Okuma
2 ay önce
Derin mesajlar

Kim ne derse desin terörün beli kırıldı.

Son çırpınışlarını yapıyorlar.

Yine aynı kalleşçe ve kahpece askerimizi ve polisimizi şehit etmeye çalışıyorlar.

Bir şehidimize karşılık misliyle cevabını alan teröristlere destek verenlere de sıranın gelmesine az kaldı.

Mersin de polis evine saldıran teröristlerin şehit ettiği kahraman polisimiz Sedat Gezer’e Cenab-ı Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı, yaralılara da acil şifalar dilerim.

Kanı yerde kalmamıştır.

Bu kahpelerin ve destekçilerinin kökü kuruyuncaya kadar kinimiz bitmeyecektir.

Zil takanlar bunu bilsin.

Mahir abi ve Recep Konuk başkanın paylaşımları var

İki paylaşım da bize algı yapmıyor, mesaj veriyor.

Aslında bir biriyle bağlantılı mesajları bende buradan paylaşıyorum.

Recep başkanın kendime notlarım dediği mesajı

Düzenlenen Tarım zirvesini izledim.

Konu gıda tedarik zinciri ve arz güvenliydi Konya şekerde yetişip zirvede tarlanın bakış açısını yansıtan ve Koparatifçilik ekseninde çözümün yolunu işaret eden arkadaşlarımla gurur duydum zirvede konuşulanlardan üç önemli hususu net ifade edelim

1-ukraynadan açılan tahıl koridoru hem dünya gıda arz güvenliği hem de ülkemiz un sanayi için önemli ve hayati bir hamledir dahilde işleme rejimi kapsamında un fabrikalarımızın ihracata devam etmesi hem ülke ekonomimiz hem de dünya un ihracatındaki lider pozisyonumuzu korumak açısından hayati önemlidir

2- Süt satış fiyatı ile üretim maliyeti Üretici aleyhine eksi de kalırsa hayvan varlığımız da eksilir süt hayvanlarının kesilmemesi için süt üreticisi zarar etmemeli süt üretim azalırsa et üretimi de azalır o nedenle 50 kuruşluk çiğ süt pirimi yeniden gözden geçirilmeli piyasa dengesi oluşana kadar bütçe imkanları zorlanarak primin 1 TL’nin üstüne çıkarılması düşünülmeli

3-Bitkisel ve hayvansal üretim de en büyük problemimiz planlama ve üretimin finansmanı çözümü sözleşmeli tarımı alabildiğince yaygınlaştırmak bunun bilinen en başarılı mekanizmasını kooperatifçiliktir

Son yaşananlar bize Tarım ve hayvancılığın önemini anlatmıştır her halde

Mahir abinin alıntı olduğunu belirttiği paylaşımı.

Bugün boğazda mesai sonrası biraz turladım...

Yoğun güvenlikli siteler dikkatimi çekti.

Boğazın en güzel yerini 30 yıl önce alıp kendilerine has yerleşim kurmuşlar!  Türkiye de dönen paranın 1/3'ü orada yaşayan ailelerde imiş.

Tur rehberim eski MİT ajanı amca, boğazın karşılıklı iki yakasında yaşayan mülk sahiplerinin %70'i gayrimüslim ve Türkiye'de 1 asırdır yerleşikler, dedi.

"İçlerinde bu ülkeye saygı duyup, barış içinde yaşayan ve bu ülkeye yatırım yapanlarda var, kazandığı parayı İsrail ve Ermenistan’a aktaranlarda var" dedi.

Acı olan ise, Cumhuriyet kurulduğu dönemlerde şehit olanların tapuları rüşvet ile zimnilere peşkeş edilmiş.

Kayıtlar yok edilmiş

Ticareti onlar ele almış! O dönemdeki 110 fabrikanın 70 küsur tanesini onlar kurmuş.

Ve tüm köşe başlarını tutup, yurt dışından mümessillik alıp, ithalata dayalı bir ekonomi modeli oluşturmuşlar

Bankacılık sistemini, sigorta sistemini, sağlık sistemini, ilaç sistemini, otomotiv, sanayi, her bir sektörün başına onlar geçmiş!

Ve bugüne kadar montaj sanayiciliği yapıp, ülkemizin sanayi hamlelerini ekarte etmişler.

İthalat ile bayilik ile sömürmüşler milleti.

Neden halen bir yerli otomobilimiz yok, sanırım anlaşılmıştır!

Yorum Yazın