Ahmet Turan
Ahmet Turan

Dengesizlik Giderilmelidir

29 Haziran 2022
3 dk Okuma
3 ay önce
Dengesizlik Giderilmelidir

Temmuz ayına sayılı günler kala emeklilerin ve çalışanların ücretleri yine kamuoyunu meşgul etmeye başladı.

Şöyle geriye doğru baktığımızda bu konu sadece günümüzde belli dönemlerde kamuoyunu meşgul etmiyor.

Yılardır böyle

Demek ki çözümü için bugüne kadar net bir sistem ortaya konulmamış.

Zamana ve gününe göre maaş oranlarında artış yapılmış ve geçiştirilmiş.

Gelişmekte olan bir ülke olmamız hasebiyle enflasyon bir türlü başını öne eğmez.

Bir müddet yatay seyreder.

Ama fırsatını buldu mu yatay seyrettiği günlerin acısını da alacak şekilde başını kaldırır.

Ve de milleti öyle rahatsız eder ki; herkesin alım gücünü düşürür.

Milleti kara kara düşündürür.

Bizdeki durumu budur.

Bunda sistem kadar stokçuluk yapanların da katkısı vardır.

Ticarete baktığımız da veya üreticiyi dinlediğimizde, üretenlerden fazla aracılar kazanmaktadır.

Yaşanan bu çarpıklık çok yüksek sesle dillendirilmesine rağmen bir türlü çözüm bulunmamaktadır.

İnsanların ihtiyacı olan gıda dahil sebze ve meyve ile diğer ürünlerin fiyatını her mahallede bir satış yeri olan marketin insafına terk etmek kadar çaresizlik yoktur.

Bunu engellemek çözümün yarısıdır.

Özellikle sebze ve meyvede ürünün tarladan çıkış fiyatı ile raf fiyatı arasındaki fiyat farkının önüne geçilmelidir.

Temel gıda maddesi olan et ve süt ürünlerinin de bundan farkı yoktur.

TMO tarafından yemcilere ve un fabrikalarına verilen düşük ücretli arpa ve buğdayın katkısı hiç gündem olmamıştır.

Bunlar iyi takip edilmelidir.

Ya da TMO kendi un yaptırıp vatandaşa, yem yaptırıp besiciye satmalıdır.

Zahmetli gibi görünür ama bunu yapmak dahi ekmek, et ve süt fiyatlarını aniden düşürecek bir etki yapacaktır.

TMO ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin bu alanda imkanı ve tecrübesi vardır.

Bunlar yapılmadığı sürece alım gücü, maaşa yapılan zam oranı kadar azalacaktır.

Ayrıca emekli maaşları arasındaki fark giderek artmaktadır.

Özel şirkette çalışan vatandaşın çoğunluğu maaşını hep asgari ücretten almış, hem de devlete yük olmadan SSK primini ödemiştir.

Kamuda çalışanın çoğunluğu ise maaşını asgari ücretin üzerinde almış, SSK primi de bu oranda ödenmiştir.

Gelirde eşitsizlik burada başlamıştır.

Bu böyle gelmiş böyle de gitmektedir.

Sonunda emekli olunca da primi asgari ücret ile yüksek oranda ödemesi yapılan arasında maaş farkı oluşmuştur.

Hukuken itiraz yoktur.

Ama vicdanen rahatsızlık vardır.

Çünkü emekli maaşı az olan az zam, çok olan çok zam alıyor. Aradaki fark uçurum olup gidiyor.

Giderleri aynı olanların gelirlerinin farklı olması vicdanları yaralıyor.

Demek isteğimiz bu.

Yorum Yazın