Mustafa ÇAMLI

Demiştik Ki...

13 Nisan 2015
3 dk Okuma
7 yıl önce
Demiştik Ki...

24 Şubat 2012 tarihli yazımızda demiştik ki;
“ Bilindiği üzere cari açıkla mücadele kapsamında bir süre önce vadeli ithalatta KKDF oranı yüzde üçten yüzde altıya çıkarıldı. Sanayicilerimiz ithalatın her türlüsünün aynı kefeye konmasından rahatsızlar. İstekleri, Türkiye’de üretimi yapılmayan ara malı ithalatında bu oranın yeniden eski haline getirilmesi. Bu ürünlerin Türkiye’de üretimi olmadığı için vazgeçme şanslarının olmadığını belirtip,bu artışın rekabette kendilerini zorladığını belirtiyorlar.
Rekabet edememek bir süre sonra üretememek haline dönüşüp bizi vurmasın. Bindiğimiz dalı kesmeyelim.”

Rekabet edememek bir süre sonra üretmemek haline dönüştü ve sanayide kapasite kullanım oranları düşmeye başladı.Açıklanan 2014 ve beklenen 2015 büyümeleri de bizim ekonomimiz açısından tatmin edicilikten uzak.Hesaplamalar göstermektedir ki Türkiye’nin istihdam yaratabilmesi için gerekli büyüme oranı en az yüzde beş olmalı.Bunun altındaki büyümeler aslında büyüyememek anlamına geliyor.

Ekonomi yönetimi(Sayın Başbakan bu tanımı sevmese de) büyümede görülen küçülmeye nihayet eğildi ve bazı kararlar aldı.Bu kararlardan biri de vadeli ithalatta uygulanan KKDF oranının imalata yönelik ürünlerde sıfırlanması oldu.
Nihayet anlaşılmış olmalı ki her ithalat cari açık yapmaz. İthalatın her türlüsü aynı kefeye konularak da cari açığa çözüm aranmaz.
Nihayet anlaşılmış olmalı ki oran yükseltilerek çok vergi toplanmaz. Rakamlar göstermektedir ki KKDF nin yükseltildiği 2011 yılından bu yana KKDF tahsilatında bir artış yoktur.
“Hatanın neresinden dönülse kardır “ diyelim ve geçelim başka bir yazıya.

22 Nisan 2014 tarihli yazımızda demiştik ki;
“Malum, nisan ayındayız, Nisan ayı şirketler için 2013 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi ve tahakkuk eden verginin ödenmesi gereken ay. Şirketler beyannamelerini verecekler, varsa çıkacak vergilerini ödeyecekler buraya kadar problem yok.Böylece devletin payı ayrıldıktan sonra “kalandan ortaklara da biraz kar dağıtalım” diyecekler ama dağıtamayacaklar. Çünkü kar dağıtırlarsa ortakların da ayrıca %15 oranında vergi ödemeleri gerekecek. Bu neden böyle? Çünkü Maliye’nin vergi gelirine yani paraya ihtiyacı var. Vergiye ihtiyacı olunca oranı yüksek tutuyor ki çok vergi alsın.Peki Maliye’nin hesabı tutuyor mu?
-Ne gezer, kimse kar payı dağıtmıyor ki.
O zaman “Maliye bu işten ne kazandı” diye sormaz mı insan? Ya da “daha makul bir oran belirlense -mesela yüzde beş- ve daha çok şirket kar payı dağıtsa daha çok kazanmaz mı maliye” diye.
Oranı yükseltmek her zaman daha çok vergi toplamak anlamına gelmiyor. Tersinden söylemek gerekirse oranı düşürmek her zaman verginin azalması sonucunu doğurmuyor. Bunu en iyi bilen de aslında Maliye. Kurumlar vergisi oranının radikal bir şekilde %30 dan %20 ye düşürülmesinin vergi azalışı doğurmadığı tecrübeyle sabit çünkü.”

Evet yine bir Nisan ayındayız ve tekrar yazmak gerekiyor ki; şirketler kar payı dağıtmak isterse ortaklar da ayrıca stopaj ödemek zorunda.Bununla da bitmiyor,dağıtılan kar payı belli rakamı aşarsa üçüncü bir vergi de gündeme geliyor.Bir konudan üç vergi yani. Onun için şirketler kar payı dağıtmaya yanaşmıyor.Yanaşmayınca da şirket sahipleri emekli maaşı ile geçinmek zorunda kalıyor.
Son söz şirket sahiplerine; KKDF konusunu 2012 de yazmışız düzeltme 2015 te yapılmış,bu hesapla şirket kar payları ile ilgili düzeltme de 2017 yılında yapılabilir demektir.Ne kaldı şunun şurasında,azıcık daha sabredin.

 

Yorum Yazın