Dursun Seyis
Dursun Seyis

Deli mi olduk ne ?

13 Temmuz 2022
3 dk Okuma
2 ay önce
Deli mi olduk ne ?

Osmanlı döneminde zamanın padişahı hemen her şeye zam yapıyor, ertesi gün çevresinden halkın nasıl davrandığını soruyormuş ?

Bir gün, ben gün derken nihayet bir sabah halk zamlardan sonra  çarşı- pazarda  oynamaya, halay sekmeye , oynamaya başladığını padişaha söylerler ve;

Padişah “Zam yeter “ demiş.

Birde  galiba unutuldu. Bir  pop şarkısı vardı :

“Oynatmaya az kaldı, doktorum nerde?”

Yapılan zamlar,

Hayat pahalılığı

Ve bu milletin oynatmaya zamanı az kaldı.

Doktor bulabilecek miyiz bilmem.

Geçtiğimiz gün   Bir bankanı  emekli müdürü, çok sevdiğim dostum, dert yanıyordu:

Bayram öncesi!!!!!!!!evden çıkarken hadi hayırlısı , iki ihtimal var yaz ortası tam meyvanın sebzenin bol olduğu zaman fiyatlar düşmüşte olabilir bayram öncesi süprizi de olabilir diye düşündüm ki, keşke ikinci düşümcemi aklımdan geçirmeseydim, semt pazarında yerli üreticide kiraz 40 TL, yerli kıl biber 35 TL, salatalık 12, TL limon neredeyse yok denecek kadar az , olanlarda hem kötü hemde 15/18 TL aralığında… pazara gitmek için her hafta bir öncekinden daha fazla nakit almak gerek ve ortalama 500 TL’yi ayırmak lazım, tabi asgari ücretli ve emekli de böyle bir para varsa, no comment.

Bende dedim ki ;

Boş vermeyi bileceksiniz.

Çünkü hayat;

Hak etmeyenlere üzüleceğin kadar uzun değil.

+++  

Daha dün Şehir hastanesinde bir hasta, oynatmış olacak ki,

Doktoru vurdu ve kendisi de intihar etti. Haberleri izlemişsinizdir.

Atatürk’ün  huzurunda “Hukuk Reformu” için fikir fırtınası yapılırken, Bozkurt’a

“Neden sadece savcılara Cumhuriyet Savcısı denilir? Cumhuriyet Başbakanı, Cumhuriyet Bakanı, Cumhuriyet Müsteşarı, Cumhuriyet Valisi, Cumhuriyet Büyükelçisi olmuyor da, neden Cumhuriyet Savcısı? Savcılara neden bu imtiyaz (ayrıcalık) tanınmaktadır?’ diye sorulur…

Atatürk, Bozkurt’a, “Ne diyorsun?” diye sorar. Bozkurt’un cevabı çok net olur: “Çünkü öyle zaman olur ki, cumhuriyeti korumak için başbakandan, bakandan, müsteşardan, validen, büyükelçiden bile hesap sormak gerekebilir. İşte o Cumhuriyet Savcısı’dır…”

Atatürk, gülümseyerek hoşnut kaldığını belli eder. “Devam et Bozkurt” der…

Peki savcılarımız şimdi ‘Cumhuriyet Savcısı’ olmanın hakkını verebiliyorlar mı?

+++  

Ermişin birine sorarlar?

Hocam deve türkü söyler mi ?

Dinleyen eşekler olduktan sonra, Türkü de söyler. Gazelde okur” demiş.

Peki siz ne dersiniz?

+++  

Genelde eski gemiciler bilir. Eskiden gemilerde fareleri yok etmek için İngiliz gemilerinde uygulanan bir metodtur. Bir tane fareyi canlı olarak yakalayıp boş bir tenekeye koyarlar ve günlerce aç bırakırlar. Sonra bir gün yakaladıkları küçük bir fareyi bu farenin yanına koyarlar. Günlerce aç kalmış olan fare yeni koyulan fareyi yer. Sonra bir daha bir daha derken yamyam bir fare elde ederler. Bu fare artık iyice de semirmiş ve kuvvetlenmiş olur. Sonra bu fareyi geminin içine salarlar, şimdi ortada tebdil kıyafet gezen güçlü kuvvetli bir yamyam fare vardır ve bu fare rahatlıkla diğer farelerin yanına sokulur ve yakaladığını yer. Böylece gemi farelerden temizlenir.

 Bir nesli yok etmek için uyguladıkları bu metodu, şimdi içimize eğitilmiş, semirmiş, beyni yıkanmış, yamyam fareler sokularak, bizi de yok etmek için kullanıyorlar. Şimdi aramızdaki bu yamyam farelere dikkat. Aklını kullan yedirme kendini...

Yorum Yazın