Mustafa ÇAMLI

Çok Büyüdük ÇOOOKK

16 Aralık 2011
3 dk Okuma
10 yıl önce
Çok Büyüdük ÇOOOKK

Herkesin benimle aynı fikirde olduğunu görürsem, bir yerde yanlışlık yaptığımı düşünürüm. (Oscar Wilde)

2011’in ikinci yarısında bir yavaşlamanın başlayacağını, bu yavaşlamanın ardından bir miktar daralma gelebileceğini ve bu durumun 2012 nin ikinci yarısına kadar ekonomiyi etkisi altına alacağını düşündüğümü gerekçeleri ile birlikte önceki yazılarımızda sizlerle paylaşmıştık. Ne var ki etrafta “2012 zor bir yıl olacak,ekonomi yüzde iki civarında ancak büyüyecek ” türünden  yorumlar  çoğalınca kendi doğrularımdan  şüpheye düştüm ve “acaba bir yerlerde yanlışlık mı yapıyorum” diye düşünmeye başladım.

İsterseniz bir kere daha beraber bakalım ve 2012 nasıl geçer sorusuna birlikte cevap arayalım. Öncelikle belirtmek gerekir ki,bu krizin çıkış ülkesi Amerika idi.Ancak Avrupa’nın borç krizi o kadar  öne çıktı ki Amerika’yı konuşan yok artık. Peki Amerika sorunlarını çözdü mü? Ne gezer, her şey aynı yerinde duruyor. Ama insanlar Avrupa’nın durumunu görünce yine yılana –pardon Amerikan dolarına- sarıldı. Birdenbire dolar yeniden güvenli liman oldu. Anlayan varsa beri gelsin.

Öte yandan Avrupa nihayet  işin ciddiyetini kavramış görünüyor ama çok başlı yapı yüzünden hızlı hareket etmeleri mümkün değil.Yine de gelinen noktayı çözüm için önemli bir başlangıç kabul etmek gerek .

8-9 Aralık  2011 tarihlerinde yapılan ve büyük umutlar bağlanan toplantılardan çıkan en önemli sonuç patronun Almanya olduğunun tescili oldu.Yeni olumsuzluklar yaşanmasının önüne geçme amaçlı bu toplantılarda mali birliğin tesisi konusunda anlaşmaya varıldı.Bu anlaşmanın kısa vadede problemlerin çözümünebir katkısı yok,ama işin psikolojik boyutunda önemli.Avrupa için söylenebilecek en olumlu şey; olumsuz beklentilerin çoğunun fiyatlanmış olmasıdır.Standart And Poors ve Moodys yeni bir şok yaşatmazsa Avrupa için şu an yaşanan manzara artık kabullenilmiş,Avrupa artık bununla yaşamaya alışmış durumda.

İçeride ise bahar havası sürüyor.Üçüncü çeyrekte ekonomi yine herkesi şaşırttı ve yüzde 8.2 gibi oldukça yüksek bir büyümeye ulaştı.Merkez bankası ve ekonomi yönetimi dahil kimsenin beklemediği bir  oran bu.O sebeple olsa gerek ki herkeste “ne olacak şimdi” şaşkınlığı hakim,kimse bu büyümeye sevinmiş görünmüyor. Sözün burasında aklıma bir Temel fıkrası geldi.

Dursun Temel’e sorar; “Ula Temel Ramazan’da oruçlu oruçlu  kaç hamsi yiyebilirsin?”  Temel,“elli hamsi  yerim “ deyince Dursun  kahkakayla  güler.” Yanlış cevap uşağum, birinciyi yiyince orucun bozulur,gerisini oruçsuz yemiş olursun” der.Cevap Temel’in çok hoşuna gider,hemen Cemal’i bulur,aynı soruyu ona sorar” Ula Cemal oruçluyken kaç hamsi yiyebilirsin daa” der.Cemal” Bilmem herhalde yirmi tane yerim” deyince Temel fena halde bozulur “ Ula uşağım elli deseydin sana çok müthiş bir cevabım vardı” der.

Bizdeki durum da buna benziyor. Büyüme oranı yüzde altı civarında gelseydi ekonomi yönetiminin gayet güzel bir cevabı vardı.”Alınan tedbirler sayesinde ekonomi kontrollü soğuma dönemine girdi” filan diyeceklerdi.Şimdi herkes açıklamayı birbirine bırakmış durumda.”Acaba alınan tedbirler işe yaramadı mı?” kaygısı gizliden gizliye herkesi sarmış durumda.

Enflasyon oranlarındaki tırmanışla birlikte değerlendirildiğinde kaygılara da bir ölçüde hak vermek gerekir. Merkez bankası bir yandan,BDDK bir yandan  sıkılaştırıcı tedbirlerle ekonomideki aşırı ısınmayı önlemeye çalıştılar.Gelinen noktada ise  hala soğuma sağlanmamış görünüyor. Onun için herkes durumu kavramaya çalışıyor.

Oysa olanda bir gariplik yok. Bu mesafe bizim ekonomide normal fren mesafesi. Biz Türküz . Biz yoldaki işaretlere çok fazla aldırmayız. Siz hiç yolda 30 km.hız sınırı tabelası görüp de hızını otuza düşüren sürücü gördünüz mü? Hepimiz o tabelanın yanından en az iki katı hızla geçeriz. İleride bir problem varsa da oraya gelince sert bir frenle işi hallederiz. İşletme davranışlarını bizim trafik davranışlarımızdan ayrı düşünebilir misiniz? Onun için merak etmeyiniz bu tedbirler işe yaramıştır,şu ana kadarki gidişiyle ekonomimizde endişe edilecek bir şey yoktur.

 “Bu tedbirler işe yaramadı ” diye düşünüp daha fazla sıkılaştırmak  da, “dünya dururken bile biz bu kadar büyüyoruz,onun için bize bir şey olmaz “ rahatlığına girmek de  aynı oranda hatalı olur.   

Yorum Yazın