Ahmet ÖZER
Ahmet ÖZER

CHP’nin gazeteci görünümlü teröristleri

03 Ekim 2022
3 dk Okuma
2 ay önce
CHP’nin gazeteci görünümlü teröristleri

Türkiye yaklaşık 45 yıldır terörler mücadele eden ve bu uğurda binlerce asker, polis ve sivil vatandaşlarını şehit vermiş ve milyarlarca dolarını terörle mücadele için harcamış bir ülkedir.

Türkiye bu terör konusunda en şansız ülkelerden biridir zira Türkiye onlarca terör örgütü ile aynı anda mücadele eden bir ülkedir.

Bunların başında PKK, FETÖ, DEAŞ ve DHKP-C gibi daha bir çok marjinal sol terör örgütleri ile mücadelesini sürdürmektedir.

Türkiye’nin başına bu örgütleri kurup bela eden başta ABD ve AB ülkeleri bunlara içerde destek verecek elbette bir taşeronda bulmaktadır.

Bu taşeronlar karşımıza siyasi parti, stk, akademisyen veya gazeteci kılığında çıkmaktadır.

Dünya’da terörün bitmemesi sebeplerinden biri bunları destekleyen dış güçler olması diğeri ise içerde onlara yardım ve yataklık yapan hainlerin olmasından dolayı terör bitmemektedir.

İçerde terörü destekleyen başta PKK’nın meclisteki kravatlı teröristleri HDPKK ve onların yılmaz savunucusu CHP’dir.

Dünya’nın hiçbir ülkesinde olmayan maalesef bizim ülkemizde olmaktadır.

Hiçbir devlet dağda terörle mücadele ederken içerde onların destekçilerine siyasi parti kurdurup onları meclise sokup bu milletin vergileri ile bu millete kurşun sıkmasına izin vermektedir.

Buda Türk halkının kanına dokunmaktadır buna biran önce son verilmesi için AYM’nin PKK’nın siyasi kolu HDPKK’yı kapatması ve terörle bağlantısı olan bir partinin kurulmasına asla izin verilmemesi gerekmektedir.

Devletin son yıllardaki PKK ile kararlı mücadelesi sonucu bitme noktasına gelmesi ve örgüte katılımın azalması ve sebebi ile can çekişen alçaklar son olarak Mersin’de 2 PKK’lı kadın terörist tarafından saldırı düzenledi.

Mersin Polis evine düzenlenen saldırıda 1 polisimiz şehit olurken 1 polisimizde yaralandı.

Saldırıyı düzenleyen alçaklardan bir tanesi 2011 yılında CHP’nin tutuklu gazeteciler raporunda adı geçen Dilşah Ercan adındaki terörist için gazetecilik faaliyetinde dolayı tutuklu gazeteci diye kamuoyuna açıkladığı ortaya çıktı.

Peki, CHP’nin teröristi gazeteci diye lanse etmesine şaşırdık mı? Elbette hayır. Zira CHP’nin teröristleri masum göstermek için yaptığı onca açıklamalar ortada dururken buna da elbette şaşırmadık.

Daha önce Gezi olaylarında sokakları ateşe veren teröristleri den biri olan kırmızı fularlı masun kız dedikleri Ayşe Deniz Karacagil isimli teröristte çatışmada öldürülmüş o dönemde CHP bu teröristi masum göstermeye çalışmıştır.

2015 yılında hendek olaylarında hendek kazan teröristler için arkadaşlar ifadesini kullanan aynı CHP ve onun Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur.

Bu son olayda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun söylediği gibi CHP’li isimler saldırıyı önce DEAŞ terör örgütüne o tutmayınca "cinnet geçiren bir kadın Polis" yalanına sarıldı

Kendi yalanlarının tutmadığını görünce ve gerçek ortaya çıkınca bu seferde sadece terörü lanetleyen bir açıklama yaptı.

Yapılan açıklamada PKK’nın ismi geçmemektedir. Zira PKK’nın ismi geçerse ittifak ortakları HDPKK’nın kendilerine kızmasından korktular.

Sadece CHP değil bazı muhalefet partileri de açıklamalarında PKK ismini zikretmeyip sadece terörü lanetleyen açıklama yapmışlardır.

Eğer PKK’nın ismi geçerse 2023 seçimlerinde çıkaracakları adayın kazanması için HDPKK’nın oyuna ihtiyaçları olduğu için HDPKK’yı küstürmek istemediklerinden kaynaklanmaktadır

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz hafta katıldığı CNN TÜRK canlı yayında söylediği gibi CHP kurulduğu günden buyana bu ülke için gerçekten milli güvenlik sorunudur.

Kuruluşundan bu tarafa seçimsiz yönettiği 1950 yılından sonra iktidar yüzü görmeyen CHP’nin neden iktidar yüzü görmediği anlaşılmaktadır.

Zira bu millet çok basiretli bir millettir. CHP’nin bu ülkenin dini değerleri ve Müslümanlar ile mücadele ettiği müddetçe de iktidar yüzü göremeyecektir.

Kim CHP ile hareket ederse o partide asla bu millet tarafından hoş karşılanmayacaktır.

Zira 6+1 masanın üyelerine her gittikleri yerde zaten kendilerine CHP ve HDPKK ile neden ittifak yaptıkları sorusu sorulmaktadır.

Eğer tek başına seçimlere girme cesareti yoksa neden parti kurdukları sorusuna masanın küçük ortakları cevap bile verememektedirler.

Zira onlarda kendilerine verilen görevi yani Erdoğan’ı devirme görevi yaptıklarını çok iyi bilmektedirler.

Yoksa kendileri de çok iyi bilmektedirler bu milletin nezdinde hiçbir kıymetlerinin olmadığını.

E-mail: aozer42@gmail.com

Yorum Yazın