Serdar USMAN
Serdar USMAN

CHP, egemenliğimize dil uzatıyorsa kapatılmalı!

08 Aralık 2020
3 dk Okuma
1 yıl önce
CHP, egemenliğimize dil uzatıyorsa kapatılmalı!

Şahsi görüşüme göre yaşanan gelişmelere bakarak ifade ediyorum, ana muhalefet partisi CHP kapatılmalıdır. Uzunca zamandır gözlemledikten sonra bu sonuca ulaştığımı ifade etmeliyim. Belki çok sivri bir çıkış gibi gelebilir ama bu partiye mensup genel başkanından tutun da, milletvekiline kadar ağızlarının ayarını tutturamaz hale dönüştüklerini esefle izliyorum.

Hala şunu anlamadılar. Kendilerini bu memleketin tek sahibi görmekten vazgeçsinler artık! Cumhuriyetin banisi gibi görünerek, önüne çıkana parmak sallama huylarından da bir vazgeçsinler. Vatan sevgisi öyle ekranlara, halkın karşısına çıkarak dayılanmayla olmuyor. Vatanın gerçek sahibiymişçesine kendi kendilerine rol biçmeyle de olmuyor. Bu huylarınızdan bir vazgeçin artık… Son zamanlarda kim nereden sıkıştırıyorsa artık, eleştiri dozajlarınızı ayarlayamaz pozisyona düşmeye başladınız. Bu da gün geçtikçe sizi daha agresif ve tahammülsüz yaparak ruhunuzun derinliklerinde gizlemeye uğraştığınız gerçek kimliğinizi ortaya döküveriyor.

Şunu anlayamadınız mı? Halktan teveccüh gören konumda değilsiniz. Kendi kendinizi avutmanın anlamı yok. Ordan burdan toplama parti kalıntılarıyla bir araya gelerek görüntü vermeniz, bazı belediyelerde başkanlığı kazanmanız sizi aldatmasın. Partinizle ya da ikinci bir partiyle ittifak kurarak halkın karşısına çıkarak elde edebileceğiniz sonuca bakın. Toplama, ısmarlama oylarla seçilen İstanbul belediye başkanınız, Ankara belediye başkanınız ve diğerleri hala ortaya göze görünür, dişe dokunur bir icraat koyamadılar. O yüzden kendinizi olduğundan daha güçlü gösterme refleksinizin halkımızı ikna etme çabanızdan kaynaklanan nafile çaba olduğunu biliyoruz.

CHP olarak parti yetkililerinizin gün geçtikçe haddi aşan ifadelerle halkımızın sabrını ziyadesiyle zorladığını bilmenizde yarar var.

Geçen izlediğim açık oturumda parti milletvekilinizin ordumuza dair talihsiz açıklamalarının sizin için gelecekte hiçbir katkı sağlamadığı gibi belki de yakın gelecekte partinizin kapanabileceğini ortaya koyan sinyallerin ilk adımı olacağını aklınızdan çıkarmayın.

Kısaca haddinizi bilin. Siz Türk ordusuna dilediğiniz gibi parmak sallayamazsınız. Milletimizin hassaslarından olan peygamber ocağı, ordumuzun Katar’a satıldığı gibi saçma, asılsız haberler yayarak halkımızı tepki vermeye bekliyorsanız daha çok beklersiniz.

Milletimiz, CHP’nin altının bağlar gazeli olduğunu çözeli çok oldu. Sizin her şeyden önce milli olmak ve milli duruş sergilemek zorunda olduğunuzu anlamalı ve ortaya koymalısınız.

Neler yaşandığını hatırlarsınız… Kısaca olan şuydu: 

Türkiye'nin ekonomik durumu ve yabancı yatırımcıların faaliyetlerine ilişkin görüşlerin tartışıldığı anda söz alan Mersin milletvekiliniz Ali Mahir Başarır'ın ifadeleri şaşkınlık yarattı. Bu adam, Tank Palet Fabrikası'nın Katar'a satılmasını 'Ordu Katar'a satıldı' şeklinde yorumladı. ''Cumhuriyet tarihinde ilk kez 'Devletin ordusu Katar'a satıldı'' şeklinde bir ifade kullanan CHP'li vekilin bu sözleri diğer konuklar tarafından çok sert karşılık buldu. Tank palet fabrikasının satılması ordunun da satılması demektir iddiasını savunan Ali Mahir Başarır'ın açıklamaları adeta herkesi şoke etti. Programın diğer konuklarından, kamuoyu araştırmacısı Hilmi Daşdemir'in ''Türkiye Cumhuriyetinin silahlı kuvvetlerinin satıldığını nasıl söylersiniz'' şeklindeki tepkisi üzerine sesini daha da yükselten Başarır'ın ısrarla sözlerinin arkasında durması da ayrıca tepkiyle karşılandı.

CHP son çıkışlarıyla milli olmaktan ne kadar uzak olduğunu ortaya koymuştur. CHP artık ülkemiz için tehdittir. Bu tehdidin bertaraf edilmesi, partinin gerekirse en kısa sürede kapatılarak vatanımızı muhafaza etmenin gereğinin yerine getirilmesi önemli.

Parti kapatmanın demokratik olmadığı algısıyla dilediği gibi konuşup içlerinde ki zehri kusan başta CHP ve HDP olmak üzere diğer partilerin milli bütünlüğümüzü tehdit içeren ifadelerini sona erdirmek amacıyla gerekirse bu partilerin kapatilabileceğinin önü aralanmalıdır. Bu aşamada mazlum kisvesine bürünmemesi için de konuştukları ve ifade ettikleri tüm düşünceleri halkın dikkatine arz edilmelidir.

Kusura bakmayın ama ben bu düşünceye sevk eden oluşumların dağda ki PKK’dan ovada ki PYD veya YGG’den pek farklı oldukları kanısında değilim. Tavır ve üslupları kanıma dokunmaktadır. Özellikle zavallı Bülent Arınç’ın talihsiz açıklamalarının kökeninde yatan temel etkenleri çözmek ve nasıl bir cenderenin içinde olduğumuzun ortaya net konulmasını bekliyorum. 

Bu memleket, ağzı olanın konuştuğu görüntüsünden kurtarılmalı, herkes ne konuştuğuna çok dikkat elmelidir. Eğer konuşulanlar vatanın bölünmez bütünlüğüne doğrudan veya dolaylı etki ediyorsa çıbanın başı ezilmelidir.

Yetti artık!     

Yorum Yazın