Ahmet ÖZER
Ahmet ÖZER

Çevre Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a mektup

30 Mayıs 2022
3 dk Okuma
4 ay önce
Çevre Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a mektup

Sayın Bakanım İmar Barışı mağdurlarının sorunları hakkında daha önce çok sayıda yazı kaleme almıştım.

Vatandaşın kartopu gibi büyüyen çığlığından haberdar olmanız için bir kez daha yazma ihtiyacı zuhur etmiştir.

Yüzbinlerce insanın ve ailelerinin diken üstünde bekledikleri ve 2 yıldır atmış oldukları yardım çığlıklarının nedenini kısaca bu köşeden bir kez daha ifade etmek gerek.

Bakanlığınız 6 Haziran 2018 tarihinde resmi gazetede yayınlanan 3194 sayılı Kanunun geçici 16’ncı maddesi imar mevzuatına aykırı yapılan yapıların kayıt altına alınması için ‘Yapı Kayıt Belgesi’ verilmesi uygulaması başlatılmıştı. Malum seçim yakındı, süre defaten uzatıldı ve bu uzatmalar pek çok mağduriyete yol açtı.

İstanbul Gök kafes bile bu düzenlemeden faydalandı ama başını sokacak minicik ev yapan on binler için eziyet dönemi başladı.

Şöyle ki, 2020’ye girildiğinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ücretini ödeyip belgesini alan on binlerce belgeyi iptal ettiğini duyurdu.

TBMM’de çıkartılan kanun ile geçmişe dönük bir sorun çözüldü elbette ancak uygulamadaki usul hataları yeni başka mağduriyetler oluşmasına sebep oldu.

Yani 2018 Haziran ayında çıkartılan yasada 2017 yılı önce yapıları kapsadığı belirtilse de sürekli uzatılması, Çevre Şehircilik İl Müdürlükleri’nin ve o dönem belediyelerin denetimsizliği sebebi ile bu mağduriyetler oluşmuştur.

Yapılan tüm müracaatların Çevre Şehircilik İl Müdürlüklerince yasaya uygunluğu denetimi yapılmadan onaylanıp verilmesi ve sonrasında iptal edilmesinin faturasını yine vatandaş ödemektedir.

Çıkartılan bu kanun ile çözüleceği düşünülen sorunun yeni bir mağduriyet oluşturması zarar gören her zaman vatandaş olmuş ve nedense buna onay veren bürokratlar hiç sorumlu tutulmamıştır.

Çıkartılan kanunla yüksek katlı binalar yapan kişiler bu kanun sayesinde kaçak yapılarını kayıt altına aldırırken bir diğer tarafta ise kendi arazisine başını sokabileceği küçük bir ev yapan insanlar mağdur edilmiştir.

Yapı Kayıt belgesini alıp elektrik ve su gibi aboneliklerini alan inşanlar 2020 yılına gelindiğinde verilen bu haklarının iptal edilmesi bir yana para cezası, hapis cezası ve yıkımla karşı karşıya kaldılar.

Bu yasanın mağduriyet doğurma ve devlet ile vatandaşın/seçmenin hasım olmasının sebebi işgüzar bürokratlardır.

Masa başından gelen her evrakı onaylayıp sonrada bu hatalı imiş deyip suçu vatandaşa atan ve vatandaşı mağdur eden bürokratların nedense hiçbir sorumluluğu bulunmamaktadır.

Sayın Bakanım dünyada ve ülkemizde 2 yıldır yaşanan pandemi sonrası ekonomik sıkıntılar sebebi ile artan konut fiyatları ve kira fiyatları da göz önüne alındığında bu yıkımların ne devlete nede vatandaşa bir fayda sağlamamaktadır. Aksine bu siyaseten de iktisaden de büyük bir yanlış olsa gerektir.

2023 seçimlerine gidilen süreçte bu mağdur insanların küstürülmesi ve AK Partiye zarar vermekten başka bir anlam taşımadığı ortadadır. Sadece belgeleri iptal edilmiş kimselere yönelik yapılacak yeni bir düzenleme ile bu insanlar tekrar yapı kayıt belgelerinin verilmesi hem ekonomiye hem de vatandaşa fayda sağlayacaktır.

Üzerinde çalışılan 3600 ek gösterge ve EYT’nin yanında bu derdinde çözülerek devletin ve vatandaşın yeniden barışması sağlanabilir.

Yazılarımız sebebi ile bize ulaşan binlerce mağdurun talebi yapılacak düzenlemede belgelerinin bedelinin ödenmesi karşılığında yeniden verilmesi ve yıkımların ve yazılan cezaların iptal edilmesi yönündedir.

Seçim öncesi vatandaşa verilecek en güzel hediye yapı kayıt belgelerinin yeniden verilmesi olacaktır.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkeye yaptığı büyük hizmetler ortadadır be bu tür basit meselelerle bu hizmetlerin gölgelenmesi ve seçime giderken devleti ve siyasete küs vatandaşlarla barışılması ve kazanılması büyük ehemmiyet arz etmektedir.

Vatandaşı anlayacağı anlayarak bunu çözeceğinize inancımız tam. Selam ve hürmetle

Yorum Yazın