Veyis ERSÖZ

Berat Gecesi

01 Haziran 2015
3 dk Okuma
7 yıl önce
Berat Gecesi

Bu gece Berat Gecesi’dir. Üç ayların girmesiyle başlayan Regaip, arkasından İsra ve Miraç derken Berat Gecesi’ne kavuşmuş olacağız. Şaban ayının 15’nci gecesini idrak etmekte olduğumuz bugün bir mübarek geceye, yani kurtulmak ve beri olmak gibi güzel manalara gelen Berat Gecesi’ne kavuşmuş olmanın manevi hazzını yaşıyoruz. Bu gece; Hakk’a gerçek manada inanan, hakikata gönül veren Müslümanlar için mağfirete ermek, günahlarından temizlenmek için çok önemli bir fırsattır. Bu fırsat iyi değerlendirilmelidir.
Ayrıca bu gece; kulların kendi kendini hesaba çekme, bir yıllık hayra ve şerre dair muhasebe yapma gecesidir. İşlemiş olunan günahlara bir daha dönmemek üzere tövbe etmek ve sevap hanesini yükseltmek için bu kutsal geceyi uyanık geçirmek lazımdır.
Sahabe’den Üsame (ra) Allah’ın son elçisi, son Resulüne şöyle bir soru sordu:
“Ey Allah’ın Resulü, hiçbir ayda Şaban ayı kadar oruç tuttuğunuzu görmedim.” Peygamber (sav) Efendimiz bu soruya şöyle cevap vermişlerdir:
“O, Recep ile Ramazan arasında insanların gafil oldukları bir aydır. O, amellerin Rabbine yükseltildiği bir aydır. Onun için amelimin Rabbime ben oruçlu iken yükseltilmesini isterim.”-Nesai-
Günahtan arınmak, suçtan, borçtan ve cezadan kurtulmak gibi ifadeleri içinde cem eden Berat Gecesini hakkıyla değerlendirmek lazımdır. Kim bilir belki bir Şaban ayına, dolayısıyla da bir Berat Kandili’ne daha erişemeyiz. Böyle üstün meziyetlere ve ulvi özelliklere sahip olan güzel bir geceyi gafletle değil, uykuyla değil, olup-bitenlerden habersiz değil; uyanık, itiyatlı ve çok dikkatli şekilde geçirmenin gayreti içinde olmalıyız. Huzur ve huşu içinde Allah’a(cc) yönelmek ve böylesine mübarek gecelerde ve gündüzlerde kazanılan İslami alışkanlıkları ömür boyu devam ettirmek lazımdır.
Bu gece ile ilgili başka bir mübarek sözlerinde Allah’ın Resulü şöyle buyururlar:
“Şaban’ın on beşinci gecesini –bu geceyi- ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü Allah, bu gece dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve tövbe eden yok mu? Onu affedeyim. Rızk isteyen yok mu? Ona rızık vereyim. Hastalandığında şifa isteyen yok mu? Ona şifa vereyim…der. Bu durum sabaha kadar devam eder.”-Tac,II/107-
Her türlü hayır ve bereketin adeta sağanak halinde yağan yağmur gibi kulların üzerine yağdığı bu kutsal gecenin-inanan insanlar olarak- kadrini ve kıymetini bilmeliyiz. Mü’minin en büyük, en önemli manevi silahı olan dua ile birlikte gözyaşlarının karışmış olduğu tövbe ve istiğfara gece boyunca ağırlık vermeye gayret etmeliyiz.
Mübarek Ramazan ayına hazırlık mahiyetinde arka arkaya gelen kutsal gecelerin üçüncüsü olan-bugün idrak edeceğimiz-Berat Kandili ile manen son ve bir kere daha temizlenme imkanı bulmuş oluyoruz. Böylece de oruç ayı olan Ramazan-ı Şerifi hem ruhen, hem manen, hem de maddeten temizlenmiş olarak karşılama ve girme imkanı elde etmiş olmanın zevkini, neşesini ve huzurunu yaşamalıyız.
Bugün idrak edeceğimiz mübarek gecenin her türlü hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Zül Celal Vel Kemal Hazretlerinden temenni ve niyaz eylerken, milletimiz, ülkemiz ve alemi İslam’ın kurtuluş reçetesi olmanın canı gönülden duacı olmalıyız. Bu gecenin hakkımızda şikayetçi değil şefaatçi olmasını temenni ediyoruz.
 

Yorum Yazın