Mevlüt KARABAYIR

Baş Döndüren İsg

28 Ekim 2013
3 dk Okuma
8 yıl önce
Baş Döndüren İsg

Her başarısızlıkta sıkça dile getirdiğimiz bir kelime var ki bunun adı sistemdir. Sporda ne zaman hoşlanmadığımız sonuçlar almaya başlasak, eğitimde problemler gün yüzüne çıkıp tartışmalar arttığında, yaşadığımız şehirler yaşanmaz hale geldiğinde hep sitemi hatırlarız ve sorgularız. Sistem üzerinde tartışırız. Başarısızlıkları hep sisteme bağlar ve hep birlikte sistemi sorgularız. Toplum olarak Avrupa’nın sisteminden bahsederiz. Avrupa’nın başarılı olan futbolundan, eğitim düzeninden, trafiğinden, şehir altyapısından. Sistem faktörü bazen bize kendini öyle gösteriyor ki; onun işlevini inkâr edemeyiz. Oynadığı futbol ile birçok futbol kulübümüzde başarılı olamayan futbolcunun sistemli kulüplerde oynadığı zaman futbolu ile yılın gol kralı ve oyuncusu olduğunu; doğru sistemin fonksiyonu bize göstermektedir.
Çevremizdeki bir takım gelişmeleri dikkatlice izlediğimiz zaman sistem bizi çok net farkındalıklara sürüklüyor. Başarı ve başarısızlıkları dikkatlice takip edip izlediğimiz zaman ortaya çıkan sistem veya sistemsizliktir. Toplum olarak maalesef bizler sistemden uzak yaşamayı tercih ederiz. Çünkü gösterişi daha çok tercih ederiz. Gösterişe odaklı yapılan çalışmalar ise stratejik olmayan faaliyetlerdir. Sistemli olabilmek için; gösterişten uzak, uzun soluklu düşünmek, geleceğe yatırım yapmak, altyapı çalışmalarına yabancı kalmamak lazım. Bu çalışmalar ise maliyetli gibi görülen ve geri dönüşümü için sabır isteyen çalışmalardır. Stratejik düşünce yerine günübirlik hesap yapanlar gösterişi severler, sistemden uzak kalırlar.
Sistemsizlik, ülkemize sürekli zaman kaybettirmiş, hem de maddi manevi sermayemizin heba olmasına yol açmıştır. Sürekli yenilenen yollar, her yıl yeniden yapılan şehir içi kaldırımlar, Spor kulüplerimizin yabancı transferlerinden dolayı yurt dışına çıkan yüksek döviz tutarları ülkemiz için önemli kayıplara yol açmaktadır.
Ülkemiz şartları ve insan kaynağımız çok iyi irdelenmeden hazırlanmış iş sağlığı ve güvenliği kanunumuzun, yürürlüğe girdiği 30.06.2012 tarihinden buyana tartışma konusu olması da bir sistem sorunudur. Hala tam olarak uygulanabilir düzeye gelmemiştir. Yürürlüğe girdiği tarihten bu yana üzerinde o kadar değişiklikler yapıldı ki takip eden uzmanların bile kafasını döndürmüş halde döndürmeye de devam edecek gibi görünüyor. Vatandaş ne durumda merak ediyorum.
2012 yılında resmi kayıtlarına göre 74.871 iş kazası meydana geldi. Bu kazalarda toplam 744 vatandaşımız hayatını kaybetti. Terörde bir yılda kaybettiğimizden daha fazlasını iş kazalarında maalesef kaybediyoruz. Sorun hem insani olarak hem de ekonomik olarak çok büyük bir sorun.
İş kazalarını önlemeye yönelik olarak işverenlere önemli yükümlülükler getiren kanun; alt yapısının iyi hazırlanmadığı ve yetişmiş eleman konusunda yeterince hazırlık yapılmadığı, ihtiyacı karşılayacak düzeyde sertifika sahibi eleman bulmakta zorluk yaşanmasından kaynaklanan sebeplerle yasalaşması sürecinde önemli esnetmeler yapıldı. Yasa henüz tüm işyerleri bakımından ve tam olarak yürürlüğe girmeden değişimler devam ediliyor.
11.10.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik değişikliğiyle iş güvenliği uzmanı hizmet süreleri yeniden düzenlendi.
•Az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde; çalışan başına ayda en az 10 dakika olan süre 6 dakikaya,
•Tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde, çalışan başına ayda en az 15 dakika olan süre 8 dakikaya,
•Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde, çalışan başına ayda en az 20 dakika olan süre 12 dakikaya,
•Az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde; daha önce 1000 çalışan başına bir tam gün çalışacak iş güvenliği uzmanı şart iken, yapılan değişiklikle 2000 ve daha fazla çalışan olunca tam gün iş güvenliği uzmanı çalıştırma zorunluluğu başlatılıyor.
•Tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde daha önce 750 çalışan başına bir tam gün çalışacak iş güvenliği uzmanlığı şart iken, bu sınır 1500 ve daha fazla çalışan olunca ancak tam gün iş güvenliği uzmanı çalıştırma zorunluluğu başlatılıyor.
•Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde daha önce 500 çalışan başına bir tam gün çalışacak iş güvenliği uzmanlığı şart iken bu sınır 1000 ve daha fazla çalışan olunca ancak tam gün iş güvenliği uzmanı çalıştırma zorunluluğu başlatılıyor.
Görüldüğü üzere kanunun hazırlık sürecinde özelikle akademisyenlerin yeterince dikkate alınmayışı, bazı olumsuzlukları beraberinde getirmiş ve ortaya çıkan sıkıntılar, kanunun uygulanmasını zorlaştırmış olup kanun üzerinde baş döndüren değişimler yeni düzenlemeler ile devam etmektedir.




 

Yorum Yazın