Mustafa ÇAMLI

Bana Şivliliğimi Geri Verin

03 Mayıs 2014
3 dk Okuma
8 yıl önce
Bana Şivliliğimi Geri Verin

Dün akşam fener alayı kutlandı,bugün(Perşembe) şivlilik toplanmakta.
Sabah saat 08:00 den itibaren sokakta bir hareketlilik var,çocuklarşivliliktopluyorlar.Pencereden bakıyorum ikili üçlü gruplar birer birer sokaktan geçiyor ama bir gariplik var.Birinci grup ikinci grup derken görüyorum ki her grubun başında bir de kadın var.İzlemeye devam ediyorum gruplar değişiyor ama görüntü değişmiyor.Bugün işçi bayramı olunca evdeyim.Öğleye doğru evden çıkıyorum, birkaç arkadaş ziyaret etmek maksadım.Yollarda gördüğüm manzara hep aynı,artık etrafa bakmayı bırakıyorum .Bırakıyorum ama gördüğüm manzaranın etkisinden bir türlü kurtulamıyorum.Bu nasıl şivlilik, bu nasıl çocukluk diye düşünürken bir tuhaf oluyorum.
Sonra birden hatırlıyorum; dün akşam da manzara böyleydi.Evden çıkıp markete giderken gördüğüm eli fenerli çocuklar da birerli ikişerli dolaşıyorlardı ve onların da kiminin yanında babası kiminin yanında anne-babası birlikte vardı… Daha da bir daralıyor içim.
Çocukluğunu doya doya yaşamış,sokaklarda gece yarılarına kadar oyun oynamış,acıkınca komşu kadının verdiği ekmekle karnını doyurmuş ve kaldığı yerden oyuna devam etmiş çocuklardan birisi olmasam bu manzara bu kadar etkilemezdi belki beni. Bir çocukluğumun şivliliklerini, fener alaylarını düşündüm bir de şimdikileri. “Ahhahh nerde o eski şivlilikler”
Şivlilik Konya’ya has bir gelenek olsa gerek.Çok şükür hala sürüyor,sürdürülüyor ama her gelenek gibi o da modernize oldu.Değişim önce yaşam alanlarımızda başladı.Sokaklar yerini site içi oyun alanlarına bırakırken şivlilik toplamak da format değiştirdi.Eskiden kapı kapı dolaşılır her evden birşeyleralınırdı.Ev sahipleri de vermenin,çocuk sevindirmenin hazzını yaşardı.Şimdi bu görev apartman ya da site görevlilerine kaldı.Gittiğiniz yerde sizi görevliler karşılıyor,apartman sakinlerinin birgün önceden teslim ettikleri malzemelerden verip bir an önce dışarı çıkmanızı bekliyor. Öyle her kapıyı istediğiniz gibi çalamazsınızartık,apartman görevlisi ne verirse onu alıp çıkmak zorundasınız.
Problem sadece bu kadarla kalsa yine iyi.Bir de işin güvenlik boyutu var.Eskiden tek başımıza ya da bir iki arkadaşımızla korkusuzca sokak sokak,mahalle mahalle gezip şivlilik toplarken şimdiki çocuklara ebeveynden biri eşlik etmek zorunda. Çocuklarımızı korkusuzca sokağa salamıyoruz.Mahalle bizim şehir bizim, ama korkuyoruz.Ya başına bir şey gelirse..!Biz nasıl geldik bu hale bilemiyorum.
Eğer bizim çocuğumuz fener alayında arkadaşları ile yanında anne ya da babasından en az biri olmadan dolaşamıyorsa ,şivlilik toplamaya giden her çocuğun başında annesi gitmek zorunda hissediyorsa kendini, durup düşünmemiz gerek ;nereden nereye gelmişiz ve daha önemlisi bu gidişle nereye varacağız.
Bizim anamız babamız mı çok cesurdu yoksa biz mi çok korkağız? Problem çocuklarda mı, ana babalarda mı yoksa ortamda mı, ben karar veremedim.

Yorum Yazın