Mustafa ÇAMLI

Asgari Ücret Deyince

07 Ocak 2016
3 dk Okuma
6 yıl önce
Asgari Ücret Deyince

Asgari ücret vaad edildiği ve beklendiği üzere brüt 1.647 TL ve net 1.300 TL olarak açıklandı. Hayırlı ve uğurlu olur inşallah.Hükümet kendisine düşeni yapmış olmanın rahatlığı ile arkasına yaslandı.Şimdi hesap kitap sırası özel sektörde.
Şu ana kadar” du bakali ne olacak” havasındaki özel sektör şimdi ne yapacağını düşünüyor.Boşa koysa dolmuyor,doluya koysa almıyor.
Yapılan çalışmayı değersizleştirmek amacında değiliz elbette.Ne var ki sadece seçim vaadi olarak ortaya çıkan bu konu maalesef yeterince tartışılmadan ve yan etkileri hesaba katılmadan uygulamaya konuldu.

Hükümet asgari ücretin net 1.300 TL’ye yükseltildiğini ve işverenin asgari ücretten doğacak yükünün yüzde kırkını destek olarak vereceğini açıkladı.Bu açıklamanın da ayrıca açıklanması gerekiyor. Yapılacak destek artışın yüzde kırkını karşılamıyor,”yılbaşında normal artış yapılsaydı şu kadar olurdu,biz hesabı bunun üzerinden yaptık “ deniyor. Bu açıklama da kendi içinde problemli ,çünkü her işverenin yüzde beşlik sigorta desteğinden yararlandığını varsayıyor. Yani tam bir “ben bu açıklamanın neresini düzelteyim “ durumu.
Bu desteğin sadece asgari ücretliler için yapılacak olması da ayrıca problem.Asgari ücretteki artış sadec asgari ücretlileri etkilemiş olsaydı bu belki anlaşılabilirdi.Ne var ki işletme gerçekleri öyle söylemiyor.Asgari ücretteki artışla birlikte ve ona paralel olarak işyerlerindeki tüm çalışanların ücretleri yeniden ayarlanması gerekecek.Asgari ücretliye yüzde otuz zam yaptığınızda işletme içi ücret dengesini koruyabilmek için dalga dalga herkesin ücretlerini ayarlamak gerekecek.Bu da hem zannedildiği kadar kolay değil hem de asgari ücret değişikliğinin işverene yükü hesaplanırken gözden kaçırılan bir konu.
Burada dikkat edilmesi gereken bir konu da asgari ücretli sayısı.Sayın Bakanın açıklamasına göre yaklaşık 5,3 milyon asgari ücretli çalışan var.Peki gerçek böyle mi?
Herkes bilir ki işletmelerin pek çoğunda fiili ve kaydi ücretler farklıdır.Bu hesapla bakıldığında 5,3 milyonun en az yarısının aslında daha fazla kazandığı halde bordroda asgari ücretten göründüğü rahatlıkla söylenebilir. Bu herkesin bildiği bir sırdır. Ve yıllar yılı bu konu çözülmek yerine sürekli halının altına süpürülmeye devam edilmiştir. Yapılan açıklamalardan daha uzun süre de devam edileceği anlaşılmaktadır. Yalnızca asgari ücretliler için destek verilecek olması da işletmeleri bu yönde davranmaya itecektir.
Bir diğer önemli konu ise vergi konusudur. Gelir vergisi dilimleri, önceki rakamlar değerleme oranının bile altında artırılarak belirlenmiş ve maalesef yine kümesteki kazlara yüklenilmeye devam edilmiştir. BU düzenleme ile fiili ücreti üzerinden vergi ödeyenlerin vergi yükü biraz daha artırılmıştır. Daha açık ifade etmek gerekirse, gerçek ücret üzerinden bordro yapan işletmeler ve bu işletmelerin çalışanları enayi yerine konmaya devam edilmektedir.
Yıllar önce bir sigorta teftişinde sigortasız çalışanlarla ilgili ne yapıldığını sormuş ve şu cevabı almıştım; “Şikayet dışında o konuda yapılacak çok bir şey yok,biz kümestekilerle uğraşırız”.
Aradan yıllar geçti ama görünen o ki değişen pek fazla bir şey yok.Bugün belki sigortasız çalışan sayısı geçmişe göre önemli ölçüde azaldı ama, doğru yapanın cezalandırıldığı gerçeği halen önümüzde duruyor.
 

Yorum Yazın