Dursun Seyis
Dursun Seyis

Araç Muayenesi

21 Eylül 2022
3 dk Okuma
2 ay önce
Araç Muayenesi

Şu araç muayenesinde ;

Randevu alıyorsunuz,

Ciddi olmasa bile bir ücret yatırıyorsunuz.

Yapılan iş, eskilerin tabiri ile “iki tık tık, bir fık fık”

Tamam.

Hayır aracı alırken ÖTV ödüyoruz, Yakıtta KDV vs, yetmiyor, trafik sigortası adı altında bir ödeme, yetmedi bir de Muayene...Hele araç doblo veya Partner tarzı birşey ise, "Sen kamyonetsin hemşehrim, her sene muayene ettireceksin yep yeni arabanı"....diyor. Hele egzoz muayenesi tam bir komedi, bir tel sokuyor araçların arkasına evlere şenlik.. Soktuğu telin görünümü 50 senelik soba borusu temizleyen demir gibi...böyle bir aleti yazık cillop gibi araçlara Muayene ediyoruz diye değdirip duruyorlar...

Hiç yoruma gerek yok tek kelime ile El insaf...Topu topu bir araçtan bu kadar para almak için bu kadar eziyet revay-ı hak mıdır?

617 TL yediğimiz TÜY Alman kazığını vahametini biraz olsun unuttuk... Bu kadar parayı aldığına göre bir şey yapsalar…

İçeride görev yapan hanımlar o muhteşem ferahlatıcı klimanın altında gülümsemeyen suratları ile ferah-feza vaziyette otururken biz  oturacak yer bulamıyoruz  ve güneşin altında pişerken...şöyle düşündük milyarlarca lirası alınan bu halka 5. Sınıf bir saygısız uygulama hiç yakışmıyor... Netice-i kelam verdiğim para helal olmasın....Biz ahali her şeyin en iyisini hak ediyoruz....

Ancak bütün bunların düzeltilmesi içinde kimse sesini çıkartmıyor. Biz buna müstehakmıyız.

+++

Son zamanlarda ülkemizde  yaşanan olaylara ve inançlara bakıyorum da,Türkiye'de her zamankinden fazla maddi ve manevi değerler bir anlam ifade edecek biçimde işleyen bir bütün oluşturamıyor.

Maalesef bu tablo Türkiye'nin ciddi bir sosyal çözülme tehdidi altına bulunduğunu gösteriyor.Bilmem siz nasıl değerlendiriyorsunuz.

Ahlak, iffet, sevgi, saygı nerede ise unutulmuş durumda. Sokaklara caddelere bakarsanız, toplumun büyük bölümünde , kendimizi kaybetmiş bir dejenerasyon var.

Bunun en önemli nedeni hızlı, dengesiz sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel değişme ile ahlaki gerilemedir.

Türkiye’miz de  Bir RÜTÜK var. Bunların ne yaptığına da şaşıyorum.             

Ahlak, hukuk yok.  Dizelere bakıyorsunuz, buradaki dizilerde   gençliği adeta nikahsız yaşamaya  davet etmektedirler. Hemen her TV bir tarafı tutarak, gerçek haber sunamıyorlar. Yandaş TV ve yayınlar…

Trafik kazaları, Uyuşturucu kaçakçılığı. Okullar açıldı. Emniyet güçleri yoğun denetim yapıyor ama, esas konu ailelerdir. Çocuğunu  nereye gittiğini, kiminle arkadaşlık yaptığını kontrol etmelidirler.

Hemen her sokak başında, caddelerde  alık, donuk, robotik tavırlı kimselere rastlanıyor.

Ruh gibi boşluğa bakan, yeşilliklere boylu boyunca uzanan ya da uyuşturucu parası dilenenden sokaklar geçilmez olmuştur.İnsanların duyguları sömürülüyor.  Çoğuda  mülteci çocukları…

İnsanlıkla olduğu gibi yaşamla da umudunu kesmişlerin sayısında ciddi artış var.

Bunların büyük kısmı çocuk denecek yaştalar.

Aslında nefes alıp veriyorlar ama bunlar gerçekte ölüler.

Yaptığım araştırmalarda göre ülkemizde 2014 yılında 648 kişi doğrudan veya dolaylı olarak uyuşturucuya bağlı nedenlerle hayatını kaybetmiştir.Bu rakamlar durumun vahametini gösterir niteliktedir.

Ya günlük haberler…

Vurdu- kırdılı  haberler.

Yol vermedi, öldür,

Tartış, öldür,       

Ailelilerin parçalanması.      

Geçim sıkıntısı çeken insanlar.

Efendim,  1 TL’ye ekmeği  zor alıyormuşuz da, 5.00 TL’ye daha rahat alınıyormuş. Enflasyon halykın alım gücünü etkilememiş.

Güler misin,ağlar mısın ?

Bu ve bunun gibi haberlerle gazetelerin 3'üncü sayfaları ağzına kadar doludur.

Rusya ile Türkiye arasında her anlamdaki ilişki yoğunluğu bu belanın kısa sürede Türkiye'de yaygınlaşma ihtimalinin olduğunu da gösteriyor.Uyuşturucuyla mücadele millî güvenlik sorunu olarak ele alınmalıdır.Tehdit ihmale gelmeyecek kadar büyüktür!

Yorum Yazın