Kerim Toslak
Kerim Toslak

Ameller Niyete Göre Değerlendirilir

04 Haziran 2022
3 dk Okuma
3 ay önce
Ameller Niyete Göre Değerlendirilir

Yukarıdaki başlık bildiğiniz gibi Sevgili Peygamberimizin (sav) bilinen bir hadis-i şerifinin ilk cümlesidir. Hadis-i şerifin sebeb-i vürudu ( söyleniş sebebi) bilinirse anlamı ve mesajı daha iyi anlaşılır. Mekke'den Medine'ye hicret eden bir Müslümanın hicretindeki özel durumunun Peygamberimize (sav)  sorulması üzerine, Peygamberimiz (sav) o özel konu çerçevesinde cevap vermiştir. Ancak o cevap genel anlamda her Müslümanın hayatı boyunca ibadet ve amellerinin değerlendirilmesinde esas alınacak ölçütü ifade etmektedir.

Olay şudur: Ümmü Kays isimli bir hanım sahabi kendisine evlenme teklifi yapan bir erkek sahabeye, kendisiyle Medine'ye hicret etme şartını koşar. Normalde işleri dolayısıyla Mekke'den ayrılıp hicret etmeyi düşünmeyen o sahabe kadın sahabenin evlilik için hicreti şart koşması üzerine hicret ediyor.  Kur'an-ı Kerim'de Ali İmran Suresi 195. Tevbe Suresi 19-22. vb. ayeti-i kerimelerde hicret eden Müslümanlara Rabbimiz değer verip, övüp, cennetle ödüllendirileceklerini  buyurunca, o söz konusu   sahabenin de hicret sevabı alıp almayacağı Peygamberimize (sav)  soruluyor. O soruya karşılık Peygamberimiz (sav)  aşağıdaki cevabı vermiştir. “Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah’a ve Resûlü’ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah’a ve Resûlü’ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir.” (Buhari)

Başta Buhari olmak üzere bir çok hadis imamının kitaplarında yer alan bu Hadis-i Şerif bugün de bizlere ibadetlerimizi de ve işlerimizde niyetin (kastın) ne kadar önemli ve sonucu belirleyici olduğunu gösteriyor.  İbadetlerimizi de niyetimizin sadece Rabbimizin rızasını amaçlaması gerekiyor. Böyle olduğu takdirde anlam ve değer kazanıyor. Buna ihlas diyoruz.

Eğer ibadetlerimizi de, işlerimizde yaptığımız hayır ve hasenatlarımız da ihlas yoksa, başka hesaplar ve beklentiler var ise biz o hesap ve beklentilere ulaşarak karşılığını bu dünyada alıyoruz demektir. Ya da ibadette bir taşla iki kuş vurmayı amaçlıyorsak ibadette yine ihlası kaybetmişiz demektir. Örneğin bir fakire zekât verdiğimizde hem Allah'ın rızasını kazanmayı, hem de zekât verdiğimiz kişinin bize saygı duyup "ne kadar yardımsever adam" diye bizi etrafa anlatmasını amaçlıyorsak bu ibadette ihlas kalmaz.

Ahiret yurdunda bir davranışın salih amel  değeri kazanıp  cennete girmeye vesile olmasının iki şartı vardır. Salih amel sahibinin iman etmesi ve iman üzere ahirete irtihali. İkincisi de  ihlas (halis bir niyet) ile yapılmış olmasıdır. Bunlar olmadığı zaman boşa gitmiş ameller olarak nitelendirilir. İhlası bozarak, salih amelleri dünyalık heveslere feda etmemeli. Aksi halde farkına varmadan sevap torbasını boşaltıp, ahiret yurdunda hüsrana uğrayan kimseler oluruz.

Ahireti hesap ederek yaşamak önemli ama aşağıdaki ayet-i kerimede ifade edildiği gibi dünyadaki nasibimizi de unutmayacağız.

“Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez.”  (Kasas Suresi- 77. Ayet) Rabbimizin verdiği nimetlerden ve zenginliklerden ahiret yurduna yatırım yapacağız. Fakiri fukarayı gözetip Rabbimizin rızasına uygun şekilde halis bir niyetle paylaşacağız. Dünyadaki nasibimizi unutmayacağız ama karunlaşmayacağız da.

Bin bir güçlükle nice mücadele ve zorluklarla yaptığımız hayır ve hasenatın, salih amellerin karşılığı olarak doldurduğunuz sevap torbamıza sahip çıkmak, yolda döküp saçmamak da önemli.

Bana göre  bir makama gelmek için ya da bir seçimde bir yerlere aday gösterilmek için yaptığı hayır ve hasenatı sayıp dökmek ve karşılığında dünyalık beklentilere girmek de ihlâsı bozabilecek şeylerdir. Geçmişte Allah rızası için ne mücadeleler verdiğini, ne çileler çektiğini, ne bedeller ödediğini, kaç öğrenciye burs verdiğini, kaç vakıfta- dernekte görev yaptığını, nice nice hayır işlerinde görev aldığını say say bitiremeyen kimselerin bu halleri de pek hoş gelmiyor bana. Hele hele boy boy ilanlar afişler, broşürlerle dünyalık pazarında.....  Bilmiyorum..... Allahu alem. Kimsenin de niyetini bilemiyoruz. Dedim ya insanların kalbinden geçeni bilemeyiz. Belki de niyetler halistir. Sonuçta "ameller niyetlere göredir."

(ŞİİRCE)
İhlas ile yapılan az işi çok saydırır,
Samimi bir niyetle aldığın nefeslerin.
Bir ömür harcadığın, emeği yok saydırır.
Gönlünden geçirdiğin, dünyalık heveslerin.

İhlas olmazsa amel değersiz taşa benzer.
İhlâsı bozar riya, gösteriş başa kakma.
Cevher sandığın taşlar, altında seni ezer.
Dünyaya aldanıp ta sakın kendini yakma.

Selçuklu/ Konya

Yorum Yazın