Dilek Bülbül
Dilek Bülbül

Allah’ın Mektupçusu Melek: Ya Beduh

25 Ekim 2018
3 dk Okuma
3 yıl önce
Allah’ın Mektupçusu Melek: Ya Beduh

Osmanlı’da mektupların gönderilen yere selametle ulaşması için üstüne "Yâ Beduh" yazılırdı. Türkçe’de Beduh şeklinde kullanılan bu kelimenin Arapça ve Farsça telaffuzu budûh olup kök ve anlamı üzerinde birtakım görüş ayrılıkları vardır. Bazı Türkçe ve Farsça lugatlarda hiçbir mesnedi olmaksızın kelimenin aslının Arapça, diğer bazılarında ise İbranice olduğu ileri sürülmektedir. Bir diğer görüş ayrılığı ise kelimenin Hintli ve Çinliler’in Tanrısı Buda’nın (Buddha) adından bozma bir terim olduğu yönündedir.
Farsça olan bu kelime Kâmus-i Osmani’de “yürümek” manasına geliyor. Bazı lügatlerde ise Beduh'un haberleri yerine ulaştırmakla görevli bir meleğin ismi olduğu rivayet edilmektedir. Eskiden mektuplar “Sayrı” denilen postacılarla taşınırdı, bu mektuplar menzilden menzile sayrıdan sayrıya ulaştırılarak giderdi ve bu taşınmalar sırasında da çok kez kaybolurdu. Bu yüzden Beduh denilen ve mektubun kaybolmasına mani olacağına inanılan bir işlem yapılırdı. Bu işleme göre zarfların üzerine Beduh işareti yazılırdı. Beduh işaretleri ise A. Talat Onay’ın ifadesine göre; Beduh işaretinin veya Beduh kelimesini oluşturan harflerin ebced hesabına göre karşılığı olan 2-4-6-8 rakamları yazılırdı.  Beduh kelimesinin Allah’ın sıfatlarından biri olan Vedud kelimesine işaret ettiğine inanılırdı ve her ikisinin ebced hesabına göre toplamı 20 etmektedir. Adres yazıldıktan sonra boş kalan kısmına, zarfın üçte ikisi büyüklüğünde yazılan  “Bedûh” yazısı bir çeşit tılsım gibi bir şey zannedilirdi.  Hatta mühür kazıtıp bunu gönderdikleri her mektuba basanlar dahi vardı. Fakat bunun İslamî bir temeli bulunmamaktadır. Osmanlıdaki insanlar, bu kelimeyi mektuplara yazarak yardım ummaktaydı. Aynı zamanda seyahate çıkanlar ve hamile kadınlar da "Yâ Beduh" yazılı bir kâğıdı üzerlerinde taşırlardı. Böylelikle bu şeyin kendilerini koruyacaklarına inanırlardı. 

Yorum Yazın