Ahmet ÖZER
Ahmet ÖZER

AK Parti’ye zarar veren AKP’liler

23 Mayıs 2022
3 dk Okuma
4 ay önce
AK Parti’ye zarar veren AKP’liler

Mâlum AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan liderliğinden kurulduğu 2001 yılından bir sene sonra iktidar oldu.

Aralıksız 20 yıldır ülkeyi yönetmekte. Bu 20 yılda sokakta ismini sorsanız tanınmayan eline iş verseniz beceremeyen birçok kişi Erdoğan sayesin devletin en önemli makamlarına geldi, getirildi.

Bunların içinde cumhurbaşkanı, TBMM başkanı, başbakan, bakan, milletvekili ve belediye başkanı, genel müdür, daire başkanı, büyükelçi, vali benzeri makamlara getirilip daha sonra o makamlardan alınınca düşman kesildiler.

Oysa bunlar o makamları işgal ederken Erdoğan için övgüler düzüyorlardı. Ta ki ne zamana kadar kendilerine bahşedilen o koltuklar altlarından alınıp başkalarına verildi işte o zaman düşmanlık etmeye başladılar.

Bunların kimler olduğunu herkes biliyor.

O dönemlerde her yaptıkları işi dava adına Erdoğan’a itaatlerini de davanın liderine itaat olarak görüyorlardı ama sonradan görüldü ki onların davası dünyalık koltuklarının davası imiş.

Kendilerini o zaman AK Partili olarak adlandıranlar şimdi AKP’li oldular.

Hatta bazıları her dönemin adamı olarak merhum Özal’dan merhum Erbakan’a ve sonrada kim iktidara daha yakın ise ona göre pozisyon aldı ve nihayetinde başardılar. O makamları işgal ettiler.

Daha önceleri kendisini adâlet savunucusu ilan eden ve bu uğurda ülkeye ihanet eden FETÖ’cüleri savunmak için mesleği olan avukatlık cübbesini bile giyebileceğini söyleyen ‘dürüstlük’ ve ‘adâlet’ timsali eski TBMM Başkanı geçtiğimiz hafta yine döktürmüş.

Oysa ülkeye ihanet eden FETÖ’cüleri savunmaktan hicap duymayan bu kimseler kendi damatları ve başka yakınları da bu ihanet şebekesi içinde olduğu gerekçesi ile yargılandı ama beraat etti(rildi).

Mesela Bülent Arınç sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda diyor ki: “Adâlete güvenlerinin sarsıldığını, kendilerini devlet nezdinde eşit yurttaş olarak göremediklerini ve dolayısıyla geleceğe karamsar bir şekilde baktıklarını gözlemledim. Gençlerin hem bugüne hem de geleceğe güvenle bakamamasının ardında yatan en temel neden işsizliktir.

Hepsinden önemlisi gençlerimizin fikirlerini özgürce ifade edebilecekleri bir iklim yaratılmalıdır. Hiçbir gencimiz düşüncelerini dile getirdiği için kaygı duymamalı, endişe gütmemelidir.

Sorarım size Arınç’ın bahsettiği özgürlüğün hangisi yok bu ülkede?

Başka ülkelerde olup da biz de olmayan ne var? Cumhurbaşkanına sınırsız hakaret hakkı? İslam’a dilediğin kadar sövebilme hakkı mı?

Oysa bu özgürlük talebinin ardındaki dert başka.

Onlar anlamadığımızı sansa da devletle ve milletle savaşanları aklama paklama talebinin ne amaçla yapıldığını hepimiz biliyoruz.

Mesela CHP’nin İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hem ülkeye hem millete hem de Cumhurbaşkanına hakaret etmesinden rahatsız olmuyorsunuz ama yargının verdiği cezadan rahatsız oluyorsunuz.

AK Partide koltuğu gittikten sonra konuşan bir diğer isim Cemil Çiçek, siyasette asıl problemin ahlâk alanında yaşandığını belirtti. Ahlâkî zaafın kanunla çözülemeyeceğine dikkat çeken Çiçek, "Demokratik tövbe olması için önce hatanın kabul edilmesi gerekir, sonra ondan vazgeçme iradesinin ortaya çıkması lazım" dedi. Yediden yetmişe bir ahlâk sorunu yaşandığı doğru ama tövbe yalnızca Allah’a yapılır. Allah’tan başkasına tövbe yapılmaz.

Temel mesele şu ki, bu eleştirileri yapanların samimiyetine kimse inanmıyor. Amaçları ise herkes biliyor.

Hadi Çiçek’in eleştirilerini bir kenara bırakalım. Ya Arınç’ın ki ne olacak? 

Yorum Yazın