Mustafa ÇAMLI

Ak Parti’nin Seçim Vaadleri

08 Ekim 2015
3 dk Okuma
6 yıl önce
Ak Parti’nin Seçim Vaadleri

Türkiye yeni bir seçime kilitlendi, seçim sürecinde de artık son düzlüğe girildi. Muhalefet partilerinin ardından Ak Parti de seçim beyannamesini açıklayarak vaadlerini sıraladı.
CHP, 7 Haziran seçim beyannamesinde çok fazla değişiklik yapmadan yeniden yayınladı.

Partilerin seçim beyannamelerinin karşılaştırılması veya detaylı incelenmesi bu yazının sınırlarını aşacağından sadece iktidar partisinin ekonomik vaadleri konusunu paylaşacağız.
CHP’nin 7 Haziran seçimlerinde kullandığı ekonomik argümanlar AK Parti tarafından “hesapsız vaadler” olarak nitelenmiş,23 Nisan’da temsili Başbakana sufle veren Başbakan Sayın Davutoğlu bunların “bol keseden” vaadler olduğunu ifade etmişti. Asgari ücretin 1500 liraya çıkarılacağı vaadine karşılık Maliye Bakanı Sayın Şimşek “kaynağını açıklarlarsa ben de CHP’ye oy veririm “ bile demişti.
1 Kasım seçimleri için açıklanan AK Parti beyannamesinde yer alan ekonomik vaadleri görünce şaşırdığımı ifade etmeliyim. Toplumun her kesimine ilişkin yapılacak çalışmalar var elbette ancak seçmeni asıl ilgilendirenin ekonomi olduğu düşünülmüş olsa gerek ki ekonomik vaadler konusunda kesenin ağzı açılmış tabiri caizse. İşte bunlardan bazıları; asgari ücret 1300 TL olacak ve işin tehlikesine göre bu artabilecek, gübre ve yemde KDV kaldırılacak ,polis maaşları artırılacak, emeklilere ayda 100 liralık zam yapılacak, iş kurmak isteyenlere hibe ve faizsiz kredi desteği sağlanacak, bağkurlulardan kesilen sosyal güvenlik destek primi kaldırılacak, ilk işe giren gencin maaşı bir yıl boyunca devlet tarafından ödenecek ,taşeronlar kamuda işe alınacak, sembolik kira bedeliyle fabrika kurulacak ve daha neler neler..

Şüphesiz bu vaadler seçim kazandıracağı düşünülerek konulmuştur. Son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim; bu vaadlerin iki sebeple ters çalışabileceğini düşünüyorum.
Birincisi bugüne kadar AK Parti bu türden vaadlerde bulunmamayı ilke edinmiş ve bunu” popülizme düşmemek” olarak açıklamıştı. Hesapsız seçim vaadlerinin sonradan ortaya çıkardığı sıkıntıları bilen vatandaş da bu yaklaşıma prim vermişti.AK Parti elbette vaadlerinin hesapsız olmadığını iddia edecektir. Ancak burada önemli olan AK Parti’nin de ilk defa diğer partilerle bir vaad yarışına girmiş olmasıdır ve vatandaşın bunu gözden kaçıracağını düşünmüyorum. Yani AK Parti açısından ilk tehlike diğer partilere benzetilmektir.
İkinci olarak da bu vaadler ister bir kaynağa dayanıyor olsun isterse hesapsız vaadler olsun AK Parti’nin başını ağrıtmaya adaydır. Hesapsızsa neden “bol keseden “ vaad edildiği sorgulanacak, bir kaynağa dayanıyor olması halinde ise neden bugüne kadar yapılmadığı irdelenecektir. Ayrıca madem kaynak var idi neden bunları yapacağını söyleyen CHP bol keseden atmakla suçlanmıştır. Sayın Maliye Bakanı’na “kaynağını açıklarlarsa ben de CHP’ye oy veririm” dedirten durum sadece asgari ücretin 1500 yerine 1300 TL olmasıyla ortadan kalkmış mı olmaktadır?
Bunların kendisini popülizmden uzak tutan bir parti tarafından söylenmesi öyle sanıyorum ki CHP’yi kaynak sorgulaması konusunda önemli ölçüde rahatlatmıştır, bundan böyle kimse CHP’ye “kaynak nerede” diye sormayacaktır.
7 Haziran seçimlerinden önce de benzer bir yazı yazmış ve AK Parti’nin CHP’nin işini kolaylaştıran performansı noktasındaki düşüncelerimi paylaşmıştım, görünüşe bakılırsa değişen bir şey yok.
 

Yorum Yazın