Veyis ERSÖZ

Aile ortamında dikkat edilecek hususlar (1)

03 Ağustos 2015
3 dk Okuma
7 yıl önce
Aile ortamında dikkat edilecek hususlar (1)

Sosyal yapının en küçük topluluğuna aile denir. Anne, baba ve çocuklardan meydana gelen bu küçük topluluk aynı çatı altında yaşayan, dertleri ve sevinçleri paylaşan ve et-tırnak mesabesinde birbirlerine kan bağıyla bağlı olan kimseler zincirinin adıdır aile. Aynı zamanda her aile; düşüncelerinin hakimiyet kurduğu, bunlarla beraber ilk eğitim ve öğretimin verildiği bir okuldur.
Toplumları ayakta tutan en önemli unsurlardan öğelerden birinin de din olduğu bilinir ve kabul edilir. İşte böylesine çok üstün olan dini bilgilerin ilk adımı aile ortamında, anne-baba nezaretinde atılmış olduğu için dini eğitimde aile ortamının yeri kesinlikle inkar edilemez.
Her toplumun, her milletin merkez direğini aile kurumu teşkil eder. Bu kurum ne kadar sağlam temel üzerine bina edilirse öyle toplumların yapısı hem maddesi, hem de manasıyla çok güçlü olur. Bu özelliklerden mahrum olarak kurulu bir aile zaten başlangıçta fonksiyonunu, üzerine tevdi edilen görevini ya yapamamış, ya yaralamış, yahutta hiç kendilerine mal etmemiş sayılırlar.
Aile okulunun öğretmenleri başta anneler ve babalardır. Bilhassa her çocuğa ilk mürebbiliği kendi annesi yapar. O bakımdan her hanım; anne adayı iken eşine ve doğacak çocuklarına karşı vazifelerini çok iyi öğrenmeli, annelik görevini hakkıyla yerine getirebilmek için bir kültür birikimine, bir öğretmenlik birikimine ve bütün bunların da üstünde annelik bilincine, şuuruna ve birikimine sahip olmanın gayretini asla ihmal etmemelidir.
Aile okulu yalnız maddiyat üzerine değil, sevginin, paylaşmanın, fedakarlığın ve maneviyatın da ağırlığı ve payı olan bir temel üzerine bina edilmelidir. Maddesi ve manasıyla sağlam bireylerden, sağlam aileler, sağlam ve nitelikli ailelerden ise çok daha mazbut, çok daha güçlü ve güvenilir toplumlar meydana gelir. Anne ve babalar başta olmak üzere aileyi oluşturan bireyler birbirlerine karşı hem sevecen, hem de hoş görülü davranmalıdır. Bilhassa ailenin büyüklerine karşı saygı ve hürmet, küçüklerine karşı ise merhamet ve şefkat duyguları aile çekirdeğini, özünü ve nüvesini teşkil etmelidir. Bu hususta ailenin her ferdi, şefkat ve saygıda, sevgi ve hoşgörüde, insani münasebetlerde gerekli hassasiyeti göstermelidirler.
Aile ortamında yersiz gürültülerle, dozunu aşıran münakaşalara, ufak-tefek hatalardan, bilerek ve bilmeyerek işlenen kusurlardan dolayı konuyu kavga aşamasına vardırmak çok yanlış olur. Bilhassa aile okulunun öğrencileri durumunda olan çocuklar üzerinde menfi tesir meydana getirir.
Çünkü her çocuk iyiyi de, kötüyü de, güzeli de, çirkini de, faydalıyı da, zararlıyı da küçük yaştan ve çocukluk döneminden itibaren annesinden babasından duyarak görerek ve yaşayarak öğrenir.

Bunları detaylı şekilde bilen her anne ve her baba kendi canlarından bir can, kendi kanlarından bir kan olan yavrularına, o ciğerparelerine her hususta çok iyi örnek olmalı, öğretmeni durumunda bulunan çocuklarını en güzel şekilde yetiştirmek için inandırıcı çaba sarf etmelidir.
Anne ve babalar üzerlerine tevdi edilmiş olan bu vazifeyi hakkıyla yerine getirmeyecek olursa o aile yuvasında istenen huzuru bulmak hiçte mümkün olamaz. Aile yuvasını oluşturan her fert bilinçli ve şuurlu şekilde hareket etmeli, hoşgörü ortamını bozacak ve ihlal edecek tutum ve davranışlardan son derece sakınmalıdır. Aile deyip geçmemek lazımdır. Aile; topluma giden, millet olmaya götüren yolun ilk basamağıdır. Bu basamak ne kadar sağlam olursa milli yapı da o kadar sağlam olur.
Dinden, diyanetten uzak helal ve haram anlayışı ile bağları kopuk, manevi açıdan yetişmemiş, İslami kavramlara ve yaşantılara yabancı kalmış ailelerin oluşturacağı toplumda her nevi kötülükler, yasaklar ve haramlar alabildiğine kol gezme imkanı bulur ve arka arkaya manevi buhranlara doğru çok hızlı bir gidiş kendisini göstermiş olur. Ailelerde yaşanan bu nevi ters ve menfi tutumlar sırf o aile içinde kalmaz, çevreyi ve zamanla da bütün toplumu etkisi altına alır. Çok önemli olan aileye ve çocuklara sahip çıkmak hem dini, hem de milli bir görevdir. (Devamı var)

Yorum Yazın