Mehmet Kanmaz
Mehmet Kanmaz

28 Şubat Sendromu Bitti mi

04 Mart 2022
3 dk Okuma
6 ay önce
28 Şubat Sendromu Bitti mi

Maalesef 28 Şubat darbesi ile yaşanılan toplumsal travma ve geçmiş 25 yılın tüm kurgusu bu süreç üzerine yürürken aslında 100 yıl öncesine gidip bugüne nasıl gelmemiz daha net görmemizi sağlayacaktır.

Yani demem o ki; bizi bizi yapan manevi değerlerle başlayan temel İslami devlet esaslarından Yüzyılları bulan geleneklerden, töreden ve devlet olmanı getirdiği değişmez yapılarda başlayan çözülmeler, kökten değişim reformları ile devam etmiş, ama geç kalınan değişimler devletin çöküşünü daha da hızlandırmış devamında devletin temellerine yapılan sarsıcı batı tipi müdahaleler kaçınılmaz acı sona gelinmiş ve 600 senelik koca bir devletin İttihatçı ihanet ve gaflet yönetimi ile 10 yıl gibi kısa sürede tarih sahnesinden silinmesi ile devam etmiştir.

Devlet yapısındaki bu çözülme cumhuriyet döneminde de devam etmiş batı tipi reçeteler çözüm olmamış ve maalesef 1960,1971.1980 darbeleri ile  sarsılan devletimiz 28 Şubat 1997 Sürecinde de masonik ve fetö tipi gizli paralel yapılar, aleni, yasadışı bir tetikçi şebeke kurularak devam etmiştir

28 şubat darbesinin baş aktörü BÇG(Batı Çalışma Gurubu) tipi ihtilalci yapı dahil Son 100 yıla baktığınızda düşman ve işbirlikçi duruşların tamamına yakınında Aleni İslam ve Türk Düşmanlığı vardı.

Kalan az bir gurup ise dindar görünümlü ancak İslam’ı esaslarından uzaklaştıran ve Türk Milleti’ne üstü kapalı düşmanlık yapan sinsi guruplardı. Şunu biliniz...! Tüm bu gayri milli unsurların başında Dış Güçler var. İngiltere var, Almanya var, ABD, İsrail, Fransa, Rusya var…

28 Şubat’taki ihanetleri bilen ve mağduru olan biz ve bizim gibi dindar insanlar devlet içindeki ihanet yapılarına kin ile dolmuştuk. Akabinde Milletimiz de kinlenmiş olacak ki, 2001 Krizinden sonran oylarımızı çoklukla hep AK PARTİ’ye verdik. Zulam bitsin istiyorduk.

AKPARTİ Hükümeti kurulur kurulmaz muhalif unsurlar, bayrak Mitinglerine başladılar, Sosyal medya üzerinden vs. aracılığı ile algı operasyonlarına başladılar, psikolojik harp yöntemlerinin birçoğunu uyguluyor ve İhanet gözünü karartmış Milletimize saldırıyordu.

Akabinde Ergenekon Süreci başladı, Aslında Süreç doğru başladı. Ama doğru devam etmedi.

Birileri, hükümeti de milleti de istismar ediyordu. Göremiyorduk. Sebebi ise, hala birilerinin Atatürkçülük, çağdaşlık vs. diye Ezan ve Millet Düşmanlığı’na devam etmesiydi. Hep birlikte “Bu Millet düşmanlarına fırsat verilmemeli…” diyorduk.

Bu arada 2013 mayısında Gezi Olayları başladı. İhanet ete kemiğe bürünmüş saldırdı fütursuzca. Düşünün, İngiliz’inden Alman’ına, ABD’lisinden İsraillisine, İranlısına, Rus’una, Fransız’ına.. Herkes oradaydı. En İlginci, Apo resimli PKK bayrakları ile M. Kemal resimli Türk bayrakları yan yanaydı. Evet, birilerine düşmanlıklarında fırsat verilmemeliydi.. Onlar da İttihatçıların, masonik işbirlikçi kesimlerin ülkemizdeki seküler, Millet Düşmanı uzanımları değil miydi?

Tüm ilgimiz bu husumet cephesine karşı durabilmedeydi. “Allah!” dediğine inandığımız herkes sanki tek cepheydi.

Gezi de sadece AKPARTİ, MHP, SP ve BBP’nin bayrakları ve seçmenleri yoktu. Adeta 12 Eylül öncesi cephelere dönmüştü ülke…

Hele de bu net ayrışmada “BİZDEN!” görünenlerle ilgili endişeye mahal mi vardı? Oysa Gezi’de bile “Bizden” görünen birileri altımızı oyuyormuş..!

Şu anda ittifak haline gelen muhalefet grubu Unutmayınız ki, Milletimiz büyük bir millettir. kahramanlarımız gönüllü olarak kahramanca PKK’lı hain itlerle savaşırken siz, medyanızda, siz toplantılarınızda, kayyumlara son verilsin diyerek PKK seviciliği yapıyorsunuz

Evet, hainler, gafilller ve paralelciler başta Devlet ricali olmak üzere, herkesi bir şekilde kullandı, maalesef birilerini de menfaatleri buluştuğu için hala kullanmaya devam ettiğine inanıyorum.

Şimdi herkes haykırmalı.. 15 Temmuz darbe teşebbüsünde canını feda edenler“Bu şehitler bizim şehitlerimiz” Onlar değil mi ki ülkem, milletim, dinim ve birliğimiz için canlarını ve kanlarını mübarek toprağımıza verdi. Kanımızdaki al rengi kanlarıyla yeniden canlandırdılar, şahadetleri ile ülkemize yeniden ruh verdiler. Şehidler hepimizin…

Bu millet sizin bildiğiniz milletlerden değil.. Kanında ve mazisinde, Gül Muhammed (SAV) var, Hoca Ahmed Yesevi var. Hamza var, Allah’ın Arslanı Ali var, Alparslan, Kılıçarslan, Selahaddin var. Fatih, var ...Ulubatlı var.. Abdulhamid Han var. Koca Seyid var..

Biz Anadolu’da Onlara Türk dedik.. Bunu söylerken bir etnik kimliği değil, sosyal bir statüyü, duruşu, zalim ve barbar küffar karşısında haysiyet, fedakârlık ve şerefle duran Mü’min insanları kast ettik.

İftiralar acımasızdır, toplumda yeni yaralar açabilecek boyuttadır.

2023 yılına girmemize az bir zaman kalmışken bu hain ve gaflet ittifakı Her ne yapıp edip durdurulmalıdır. ve darbenin içinde olan bütün yapılanmalardan hesap sorulmalı ve 28 şubat mazlumlarına, iftira atanlara, adaleti tam tesis Edemeyenlere ,bizden olupta karar verme iradesi içinde olan Ankara’daki yetkili kesime yani halen bu dünyada hakkımızı vermeyenlere, yarın Allah hesap sorsun..” inşaaallah diyor ve rabbim bu millete bir daha 28 şubatlar yaşatmasın...! Niyazı ile haykırıyoruz ve haykırmaya devam edeceğiz...!

Yorum Yazın