Serdar USMAN
Serdar USMAN

2021 yılı için bu yazımda çok güzel bir önerim var!

01 Ocak 2021
3 dk Okuma
1 yıl önce
2021 yılı için bu yazımda çok güzel bir önerim var!

Merhabalar.

Bugün yeni bir miladi yılın ilk günü…

Herkesin kafasında yığınla soru işaretlerinin yüklü olduğu bir başlangıcın daha ilk adımını atıyoruz.

Uzun zamandır globalleşen dünyamız diyerek dile getirilen gerçekle artık somut olarak yüzyüzeyiz. Kimse kişisel özgürlük iddiasında bulunmasın. Görünen o ki, birileri dilerse bizi istediği noktalardan farklı cephelere çekebiliyormuş.

Bunun başını da dijitalleşen çağımızda artık takip etmekte zorlandığımız teknolojik gelişmelerin öncülüğünü yapan sözde kahramanların yani yeni dünya elebaşlarının çektiğini belki hissedebiliyorduk ama bu denli olabileceğini hayal bile edemiyorduk.

Bugün ilk adımını attığımız yeni yılda bizleri ne gibi sürprizlerin beklediğini henüz bilemiyoruz.

Kaos, aslında ruhlarımıza tam anlamıyla kazınmış olsa da yaşamlarımıza henüz kısmen girebilmiş gibi görünüyor.

İnsanlar stresten barut fıçısına dönmüş, ev hanımları ve çocuklarımız evde oturmaktan ve iç seslerini dinlemekten bunalıma girmiş durumdalar.

Çalışan insanlar, yaşam şartlarının kendilerine dayattığı rızık çabasıyla hergün risk alarak işine gitmek zorunda hissediyor.

Gönüllerde bir mutsuzluk…İçsel bir huzursuzluk…

Yaşamını dünyadan başka hiç bir noktaya yönlendiremeyen, nefsinin esareti altında gününü ne olursa olsun gün etmeye çalışan zavallı insanlarda bir yandan bu cenderenin arasında boy gösterebiliyor.

Aşı konuşuluyor ama sonucundan tam emin olabilen yok. Birileri aşıyla insanlığın normale döneceğini iddia ederken diğer yandan birileri de aşıların insan ırkına yönelik düzenlenmiş bir komplo teorisini gerçekleştirmek amacıyla hazırlanan birer tehdit olduğu algısıyla iki ara bir derede kalan insanların yaşama tutunmasına çabalıyor.

İnsanlar birbirinden uzaklaştırıldı. Sohbetler sona erdi. Şen şakrak kahkahalar artık daha cılız yükselmeye başladı.

Etrafımızda hiç beklenmedik ölümler yaşanmaya başladı. Ölüm haberleri olağan hayatın akışında dile getirilip geçiliyor. 

İlk başta şu hastalıklara sahip olanlar, şu kan grubunu taşıyanlar denilerek çeşitli teoriler üreten insanların zamanla yanıldığı ortaya çıktı. Kronik rahatsızlığı olanlar elbette vücut direnci açısından diğer insanlardan daha zayıf durumdalar ama öte yandan da sağlık sorunu olmayan yığınla insanın gencecik yaşında anlık ölümlerle aramızdan ayrıldığını sıkça duymaya başladık. 

Evet dostlar!

Buraya komplo teorileri üretmek için yazı yazmaya gelmedim. Sadece yaşanan gelişmelere bakarak bazı durumların kontrolümüz dışında gerçekleştiğini ve kimsenin olan bitenden tam anlamıyla haberdar olmadığını anlatmaya çalışıyorum.

Amacım bilgi kirliliği yaratmak değildir. Zaten yeterince kirlenmişliğin had safhada olduğu günümüzde söylenecek güzel şeyler elbette var. Ama aslolan etrafımızı saran tehdidin boyutlarını iyi anlamak ve kişisel ya da toplumsal olarak üzerimize düşen görevleri iyi tanımak ve tanımlamak zorundayız. Kulaktan dolma bilgilerle şov yapacak zaman değil.

Bu durumda girdiğimiz yeni yılda bazı prensipler edinmek zorundayız. İnsanoğlu olarak hedefimiz daha güzel yaşam standartları sağlanacak bir dünyada yaşamaktır. Ama bilinen bir gerçek daha var ki dünyaya gelipte buraya postu seren kimse olmamış. Gelen gitmiş. Doğan ölmüş.

O zaman müslümanlar olarak maalesef oldukça zayıf düştüğümüz imani konularda daha hassas olmalı ve kendimizi, yalan dünyanın vesveselerinden kurtarıp daha güzel bir kul olabilmenin şartlarını zorlamalıyız. Olabildiğince dostluk yapımızda yenilikler yaratmalıyız. Bencil kişiliklerimizin tesirinden bir an evvel kurtularak kardeşliğe açılan yolda adımlar atmalıyız. İbadetlerimize gereken önemi vermeli ama sadece bununla yetinmeyip yaşantımızda da tüm insanlara örnek olacak kadar güzel kişilikler olarak yolumuzda yürümeliyiz.

İnsanoğlu olarak hepimizin işlediği küçük yahut büyük günahlar olmuştur. Bu günahlardan sıyrılıp düzgün fertler olarak hayatımıza çekidüzen vermek zorundayız. Eğer bunu yapamıyorsak, bilinmeze giden dünyadan daha büyük bir sorunla karşı karşıya kalabiliriz. Ona da ahiret hayatında karşılaşacağımız muamele diyoruz. Ben size bu satırları laf olsun diye karalamadım. Bu yazımdan kendime düşen hisseleri de almak zorundayım.

Güzel yaşayıp, emaneti güzel teslim etmekle mükellefiz.

Gelin hep birlikte bu yıla özel hergün birer sayfa Kuran-ı Kerim okuma seferberliği başlatalım. Okuduğumuz sayfanın mealini de okuyup anlayalım. Çoluk çocuğumuzla bunu başarabilirsek kalplerimize serpilen merhamet ve huzur dalgasının nasıl nefslerimize nüfuz ettiğini de hissedebileceğiz.

Evet yazımı bitirdim. Ötelemek yok.

Şimdi abdestimizi alıp raflarda aylardır el sürmediğimiz Kur’an-ı Kerim’i alıp okumaya başlıyoruz.

Var mısınız? 

Yorum Yazın