Babacan'dan ekonomiye 'Sis bombası' benzetmesi: Yatırımcılar beklemede!
Ali Babacan, Sözcü TV'de katıldığı 'Parapolitika' programında Türkiye'nin ekonomik durumuna ve siyasi gelişmelerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Babacan, Türkiye'nin ekonomik krizinin temelinde hukukun üstünlüğü, adalet ve güven eksikliğinin yattığını belirtti. 'Petrolü, doğal gazı kısıtlı bir ülkede zenginliğin kaynağı hukuk, adalet ve öngörülebilirliktir. Bunlar olmadan ekonomi düzelmez' dedi.
Son dönemdeki siyasi krizlerin ekonomiye etkisini "sis bombası" benzetmesiyle açıklayan Babacan, ekonomik aktörlerin belirsizlikte yatırım ve ticareti durdurduğunu ifade etti. Hükümetin "piyasalar olayları umursamadı" açıklamalarını eleştiren Babacan, BIST 100 endeksinin düştüğünü, halka açık şirketlerin değerinin eridiğini ve Merkez Bankası'nın faiz artırımlarına gittiğini belirterek, "Yüksek faizin bedelini çiftçi, esnaf, KOBİ'ler ve tüketiciler ödüyor. Bu nasıl umursamamak?" diye sordu.
Babacan, ekonomi yönetiminin şeffaf olmadığını, Merkez Bankası'nın döviz işlemlerinin gizlendiğini ve yabancı yatırımcılara özel bilgi verildiğini iddia etti. Kur korumalı mevduatın enflasyonu tetiklediğini ve TÜİK verilerinin gerçeği yansıtmadığını savundu. Mart ayında TÜİK'in ekonomik güven endeksindeki artışı sorgulayan Babacan, TÜİK'in artık güvenilir olmadığını ve gerçek enflasyonun açıklanandan çok daha yüksek olduğunu söyledi.
Son dönemdeki öğrenci gözaltıları ve protestolar hakkında da konuşan Babacan, gençlerin sandık umudu kırılınca sokağa çıktığını ve tutuklamaların demokrasiyi hedef alan bir sindirme politikası olduğunu belirtti. RTÜK cezalarını eleştirerek, basın özgürlüğünün yok edildiğini ve 10 gün yayın yasağı ile lisans iptal tehdidinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Hükümetin ekonomi politikalarını "koltuk koruma stratejisi" olarak nitelendiren Babacan, 2014'ten beri "umut siyaseti"nin bittiğini ve şimdi korku siyasetiyle ayakta durmaya çalıştıklarını söyledi. Yolsuzluk iddialarında bulunarak, kumar sektöründe yasa dışı oynatanlara banka lisansı verildiğini ve yasal kumarın patronunun ise iktidara yakın medya patronu olduğunu iddia etti.
Dünyanın Türkiye'deki demokrasi krizine sessiz kalmasını değerlendiren Babacan, ABD ve AB'nin kendi otoriterleşme sorunları olduğunu ve Avrupa'nın savunma ihtiyacı nedeniyle Türkiye'yle ilişkilerini bozmak istemediğini belirtti. Ancak Türkiye'nin AB üyeliği için hukuk ve demokrasi standartlarını yeniden sağlaması gerektiğini vurguladı.
Babacan, çıkış yolunu demokrasinin açık tutulması ve meşru zeminde mücadele edilmesi olarak özetledi. Program boyunca ekonomiden siyasete, gençlik hareketlerinden uluslararası ilişkilere uzanan kapsamlı bir analiz sunan Babacan, "Demokrasi olmadan ekonominin düzelmeyeceği" mesajını yineledi.
Bakmadan Geçme





